Pelister: “Kimya sektörümüz ihracatta liderliği elden bırakmıyor”
2021’i en çok ihracat yapan ikinci sektör olarak tamamlayan kimya sektörü, bu yılı ise birinci sektör olarak tamamlamayı hedefliyor. Ocak-Temmuz 2022 döneminde en çok ihracat yapan sektör olmayı başaran kimya sektörü, temmuz ayında geçen yıla göre yüzde 53,98 artışla 2,95 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (İKMİB) verilerine göre, kimya sektörü temmuz ayında 2,95 milyar dolar değerinde ihracat gerçekleştirdi. Temmuz ayı ile birlikte üst üste beşinci kez ihracat lideri olan kimya sektörü, ilk yedi aylık dönemde gerçekleştirdiği 19,7 milyar dolar ihracat ile yüzde 41,8 büyüdü.
“Temmuz ayında 2,95 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik”
Kimya sektörünün temmuz ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Kimya sektörü olarak temmuz ayında geçen yıla kıyasla yüzde 53,98 artışla 2,95 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik ve ihracat lideri olduk. Yedi aylık sektör ihracatımız ise yüzde 41,88 artışla 20 milyar dolara yaklaştı. Başta emtia fiyat artışı olmak üzere pandemi sonrası talep artışı ve tedarik zincirinin değişmesiyle ülkemize kayan talebin yanı sıra kimya sektörümüzdeki şirketlerimizin gösterdiği üretim performansının ihracatımızı olumlu yönde etkilediğini söyleyebiliriz. Bir yandan ihracat performansımızı düşürmeden ilerlemeye çalışırken diğer yandan enflasyonist baskılara karşı koymaya çalışıyoruz. Küresel ekonomik gelişmeler, savaş kaynaklı gerilim ve krizler tüm dünyayı ve sektörleri doğrudan ve dolaylı etkilemeye devam ediyor” dedi.
“Yılın ikinci yarısında bütün dünyada durgunluk beklentisi var”
Yılın ikinci yarısında bütün dünyada durgunluk beklentisinin olduğunu ifade eden Pelister, şöyle konuştu: “Hatta hem durgunluk hem enflasyon birlikte yer alacağı için de stagflasyon beklentileri ortaya çıkıyor. Özellikle ihracatımızın yaklaşık yarısını yaptığımız Avrupa Birliği bölgesinde eğer gerçekten stagflasyon veya resesyon yaşanırsa bu ihracatımıza da olumsuz yönde etki edebilir. Yılın son çeyreğinde böyle bir risk var. Ancak ülkemizin lojistik avantajı, ürün kalitesi bakımından daha tercih edilir olması dolayısıyla ülkemizin olası resesyondan daha az etkilenmesini umuyoruz. İhracat pazar çeşitliliğini artırmak, sermaye ve finansmanı doğru yönetebilmek, finansmana kolay ulaşım, yüksek katma değerli üretim ile ihracat kilogram birim değerini artırmak büyük önem taşıyor. Şirketlerin enflasyon muhasebesinin olmamasından dolayı kur kaynaklı kazançlarından vergi ödemeleri devam ediyor. Muhasebesel olarak bu durumun bir an evvel çözümlenmesi gerekiyor.”