Makine Haber

Dijital dönüşüm: Fabrikalar nasıl akıllı olabilir?

Akıllı fabrikalar sadece bir trend değildir, üretimde kaçınılmaz bir değişimin en son adımıdır. Hâl böyleyken; erken benimseyen müşteri olma riski genellikle geçerli değildir. Dolayısıyla, “Akıllı üretim dönüşümünü ne zaman başlatmalıyım?” sorusuna, “İlk adımı atmaya hazır olduğunuz anda” yanıtı verilebilir.

  • 02 Kasım 2021
Dijital dönüşüm: Fabrikalar nasıl akıllı olabilir?

Omron

Endüstri 4.0 heyecanı artmaya ederken; endüstriyel nesnelerin interneti (IIoT), üreticiler için büyük kâr haberleriyle manşetlerde yer alıyor. Teknoloji siteleri, dünyanın dört bir yanındaki akıllı fabrikalarda 7/24 çalışan en yeni bağlantılı ve senkronize cihazlara övgü yağdırıyor. Ancak, bu konularda bilgi sahibi olmayan kişiler için ‘akıllı fabrika’ terimi bile kafa karışıklığına yol açabilir. Fabrikanın yepyeni, son teknoloji harikası, el değmemiş çelik ve camdan üretilen tamamen otomatik bir temiz oda tesisi mi olması gerekiyor? Yoksa daha mütevazı, hatta ‘sıradan’ fabrikaların dijitalleşmeden faydalanması, ölçeklenebilmesi ve hatta aksesuarlarla donatılıp akıllı hâle gelmesinin bir yolu var mı? Neyse ki; manşetlere konu olan ‘Endüstri 4.0’, sadece dünyanın dört bir yanındaki yüksek teknoloji devlerine ait bir kavram değil ve ‘akıllı fabrika’ terimi de yalnızca yeni kurulumlarla sınırlı kalmıyor. Aslında, tüm geleneksel fabrikalar mevcut kurulumlarına modülerlik ekleyerek akıllı fabrika yolculuğunun ilk adımlarını atabilirler.

Sözde akıllı değil, gerçekten akıllı
Akıllı fabrikaların sadece bir trend olmadığını, üretimde kaçınılmaz bir değişimin en son adımı olduğunu bilmek önemlidir. Hâl böyleyken; erken benimseyen müşteri olma riski genellikle geçerli değildir. Dolayısıyla, “Akıllı üretim dönüşümünü ne zaman başlatmalıyım?” sorusuna, “İlk adımı atmaya hazır olduğunuz anda.” yanıtı verilebilir. Ancak tüm görevlerin, süreçlerin, hizmetlerin ve prosedürlerin akıllı yaklaşımdan ve dijitalleşmeden hemen faydalanamayabileceğini de bilmek gerekir. Sürecin tamamı, mevcut kuruluma ve fabrika sahibinin gelecekte nelere ihtiyaç duyacağına bağlıdır.

Modüler bir yaklaşım
Bazı üretim hatları 7/24 döngüyle çalışır ve küçük bir ayarlama ile yeniden kalibrasyon bile, duruş süresi nedeniyle büyük kayıplara yol açabilir. Öte yandan çoğu kurulumda, bazıları izole hâlde ve diğerleri yalnızca eldeki işi tamamlayacak düzeyde birbirine yamanmış şekilde çalışan, birden fazla üretici tarafından üretilmiş ekipmanlar birleştirilir. Ancak verimlilik konusunda rekabetin giderek artmasıyla üreticiler, elde edebilecekleri her avantaja ihtiyaç duymaktadır. Bu da doğal olarak dijitalleşmeyi öne çıkarır. Üretime genel bir bakışla yaklaşıp aşamaları modüllere izole etmek, fabrika sahiplerine mevcut yapılarının neler sunabileceğini ve nasıl geliştirilebileceğini görme şansı tanır.

Gerçekçi hedefler belirleme
Öncelikle; işe yarayanları, işe yaramayanları, geliştirilebilecek yönleri, hızlandırılabilecek süreçleri ve kalitenin artırılabileceği unsurları belirlemek gerekir. Bunlar, dijitalleşmenin yardımcı olabileceği noktaları tanımlayıp, sorunları çözmeye çalışmadan önce tespit etmeye yönelik ilk adımlardır. Üretim hattındaki manuel görevleri, tamamen veya kolaboratif robot yardımıyla otomatikleştirmeniz mümkün olabilir. Belki de, üretim süreçlerinden ve ekipmanlardan bazılarını uzak cihaz sensörleriyle (IIoT teknolojilerinin baş tacı) daha yakından izleyebilir; böylece geri bildirimlerin ve eylem yanıtlarının yanı sıra daha iyi önleyici bakım döngülerine olanak tanıyan gerçek zamanlı, değerli veriler üretebilirsiniz. Her halükârda, mevcut süreçleri yeni bir bakış açısıyla (veya harici bir iş ortağının yardımıyla) incelemek, fabrika sahiplerinin üretim alanlarında neler olup bittiğine ve bunu geliştirmek için neler yapılabileceğine dair gerçekçi bir görünüm sunar.

Operasyonel teknoloji değerlendirmesi
Bir fabrikanın fiziksel ve operasyonel teknolojisi nasıl OT’den IT’ye dönüşüp bilgi teknolojisi haline gelir? Veri üreten veya veri üretmek için kullanılabilen (örneğin ek sensörlerle) tüm sistemler ve süreçler, teorik olarak bir IT sistemine entegre edilebilir ve hatta ERP üzerinden zaten edilmiş olabilir. Peki ya sonrası? Mevcut kurulumun performansını doğru şekilde belirlemek için akıllı bir sensör sisteminin eklenmesiyle toplanan veriler, fabrika sahiplerinin nelerin iyi çalıştığını ve nelerin geliştirme için işaretlenmesi gerektiğini anlamasına yardımcı olur.

Akıllı hareketler
Sensörler ve otomasyon teknolojisi, bazılarının hâlâ korktuğu gibi üretimde kesintilere neden olan uğraştırıcı teknolojiler değildir. Özellikle sensörler, sadece net bilgiler sağlamak için veri topladığından üretim hattının normal çalışmasını kesintiye uğratmaz. Otomasyon teknolojisi, uzman iş ortaklarının desteğiyle mevcut ‘eski’ hatlara entegre edilebilir. Örneğin Omron; FMCG’den yiyecek ve içeceğe, paketlemeden şekerlemeye, ilaçlardan ev bakım ürünlerine kadar her alanda onlarca yıllık deneyime sahiptir. Omron, Avrupa iş ortakları ve sistem entegratörleriyle birlikte bu yolculuklarının her aşamasında fabrika sahiplerine destek olabilir. Sürecin tamamı, nelerin gerekli olduğuna ve fabrika sahiplerinin ilk adımı atmaya hazır olup olmadığına bağlıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ