Türk ihracatçısı için Hindistan tehdidi kapıda

Biz yıllardır Gümrük Birliği sayesinde AB pazarında “bizden biri” muamelesi görüyor, gümrüksüz ticaretin konforunu yaşıyorduk. Ancak Avrupa Birliği ve Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ile AB, 1.42 milyar nüfuslu Hindistan’a da aynı VIP giriş kartını verdi.

  • 05 Şubat 2026
Türk ihracatçısı için Hindistan tehdidi kapıda

Gökhan Erol
İnovakademi Kurucusu

Avrupa Birliği ve Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), Türkiye’nin en büyük ihracat pazarındaki dengeleri değiştirmeye hazırlanıyor. Türkiye için bir “çifte kıskaç” yaratan anlaşma Türkiye için “soğuk duş” etkisi yaratabilir. Biz yıllardır Gümrük Birliği sayesinde AB pazarında “bizden biri” muamelesi görüyor, gümrüksüz ticaretin konforunu yaşıyorduk. Ancak bu anlaşma ile AB, 1.42 milyar nüfuslu Hindistan’a da aynı VIP giriş kartını verdi. Artık rafta yanımızda, işçilik maliyeti bizden çok daha düşük, üretim kapasitesi devasa bir rakip var. Oyunun kuralları değişmedi, oyunun kendisi değişti.

5.5 milyar dolarlık otomotiv ihracatımız risk altında
Kamuoyunda sadece tekstil sektörünün etkileneceğine dair yanlış bir algı var, ancak asıl tehlike sanayide. Rakamlar duygusal değildir, gerçeği söyler. Türkiye, 2024 yılında AB’ye 5.57 Milyar dolar değerinde otomotiv yedek parçası sattı. Bu bizim kalemiz. Ancak Hindistan, gümrük duvarlarına rağmen şimdiden aynı kalemde 1.71 Milyar dolar ihracat yapıyor. Gümrükler sıfırlandığında, aradaki yüzde 10-15’lik maliyet avantajı Hintli üreticinin lehine dönecek. Bir Alman otomotiv devi için yüzde 10 maliyet farkı, tedarikçi değiştirmek için yeterli bir sebeptir. Yan sanayicimizin acilen bu senaryoya hazırlanması gerekiyor.

İç pazarda da ‘arka kapı’ tehlikesi var
Tehlike sadece ihracatla sınırlı kalmayacak; Türkiye iç pazarı da tehdit altında. Gümrük Birliği’nin teknik yapısı gereği, AB’ye gümrüksüz giren bir Hint malı, ‘Serbest Dolaşım’ ilkesiyle Türkiye’ye de gümrüksüz girebilecek. Yani Bayrampaşa’daki tekstilci veya Konya’daki parçacı, sadece Almanya’da değil, kendi evinde de Hint mallarıyla rekabet edecek. Biz Hindistan’a mal satarken gümrük ödeyeceğiz, onlar bize satarken ödemeyecek. Bu, sürdürülebilir bir denklem değil.”

Çıkış yolu hız, güven ve dijital markalaşma
Türk ihracatçısı “ucuzluk” yarışına girmemeli. Hindistan ile fiyat rekabetine girersek kaybederiz. Bizim kazanacağımız alan hız ve güven. Hindistan’dan gelen bir konteynerin Avrupa’ya ulaşması haftalar sürerken, biz 48-72 saatte teslimat yapabiliyoruz. Avrupalı satın almacıya şunu anlatmalıyız: Tedarik zincirini riske atma, yeşil lojistikle malını kapına indireyim. Bunun için de klasik pazarlamayı bırakıp, LinkedIn ve B2B platformlarında dijital markalaşmaya yatırım yapmalıyız. Artık sadece malı değil, güveni pazarlama devrindeyiz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ