Makine Haber

Şirketlerin en değerli hazinesi bilgi ve tecrübe riske atılmamalı

Yaşlılıkta, tecrübelerle kazanılan yaşamsal bilgiler dâhi unutulabiliyor. Benzer şekilde şirketlerde de bu tecrübeler, yaşlanan nüfusa paralel olarak daha hızlı kaybolup gidebiliyor. En değerli hazineleri olabilecek bu bilgi ve tecrübe kayıplarını önlemek için şirketler teknoloji yatırımlarıyla şirket hafızası yaratmalılar.

Şirketlerin en değerli hazinesi bilgi ve tecrübe riske atılmamalı

Ediz EREN
Rockwell Automation Türkiye Ülke Direktörü

İnsanlar yaşlandıkça manevra kabiliyetleri ve hızları azalır; yaşlanan şirketlerin de aynı şekilde. Günümüz insanlarında olduğu gibi, şirketlerin de değişen ve gelişen yaşam şartlarına karşı çevik tepkiler ve hızlı adaptasyonu için gereken teknolojik alt yapıya sahip olmaları gerekiyor. Yeni gelişmelerin etkilerini analitik uygulamalarla tespit etmek, önleyici yol haritalarının ortaya çıkarılması ve hatta bunun nasıl yapılması gerektiği dâhi çözülebiliyor. Yani kısaca; şirketleri teknoloji ve teknolojinin sunduğu avantajlarla daha genç, çevik ve hızlı bir yapıya ulaştırmak mümkün.

Gençleşmek rekabet için zorunluluk
Birçok işletme yeni teknoloji yatırımlarının bir lüks ya da tercih olduğunu düşünse de, gerek yerel, gerekse küresel rekabet ve hatta hayatta kalabilmek için bu yatırımların yapılarak şirketlerin genç kalması zorunlu. Bugün dünya ülkelerinin sadece IoT’ye ayırdıkları tutar yaklaşık 750 milyar dolar. Bu bütçenin en büyük payını ise, 200 milyar dolar ile endüstri sektörü alıyor. Bu yatırımları yapan sanayiciler; dijitalleşmenin getirdiği rekabet, kalite, fiyat ve esnek üretim avantajlarının farkındalar. Yani gençleşmenin zorunlu olduğunu anlayan işletmeler, hayatta kalmak için gerekli adımları şimdiden atıyorlar.

Hantallaşan şirketler de fırsatları krize çevirebilir
Şirketi gençleştirmek, şirket verimliliğini de artıracaktır. Değişen zamanla birlikte insanlar, sektörler ve işletmelerin yaşam tarzları ve yaşam tarzına bağlı ihtiyaçları değişiyor. Genç bir şirket hangi alanda olursa olsun değişen koşullara daha hızlı cevap verebilir hale gelir. Yaşlı ve hantal bir şirket ise, önüne gelen birçok fırsatı değerlendiremedez; hatta bunları daha derin bir krize dönüştürebilir. Nasıl mı? Gelecekteki taleplere hazır olmayan ve ihtiyaç anında doğru planlama yapılmadan yatırıma başlayan şirket, ihtiyaçları karşılayamayacağı gibi yapılan yatırımın da kaybedilmesine yol açar. Bu da, zaten hantal olan yapıyı daha da zayıflatır. Bunun en sert örneğini de maalesef pandemide yaşadık. Pandemi öncesi otomasyon ve teknolojik alt yapı yatırımlarını zamanında yapan işletmeler, bu dönemde çok daha az olumsuzluk yaşadı. Gerekli yatırımları erteleyenler ise, değişim için geç kaldı ve maalesef pazar payı ve prestij gibi ciddi kayıplara uğradı. Birçok işletme ise hayata tutunamadı.

Gençleşmek için sadece VR, AR ya da IoT teknolojileri yeterli değil
Gençleşmek sadece otomasyon yatırımları, VR, AR ya da IoT teknolojilerine yatırım yapmakla sınırlı kalmamalı ve günümüz teknolojisine paralel olarak artan siber saldırılara da karşı koymak zaruri. İnsanlar için yaşlanmak, hız ve kabiliyet kayıplarının yanı sıra bağışıklık sisteminin de zayıflaması anlamına geliyor. Yaşlanmak, özellikle yeni tip virüs ya da bakteri kaynaklı hastalıklara karşı daha savunmasız olmak demek. Şirketler için de durum en az bu kadar kritik. Artık iç içe geçen IT ve OT ağları ile birlikte, verileri paylaşarak elde edilebilecek kazanımlar nedeniyle dış dünyaya her geçen gün daha fazla açılan ağ alt yapıları güvenlik ihtiyacını da artırıyor. Bugün siber saldırılarla üretim kesintiye uğratılabiliyor, hatalı üretim yapılabiliyor ya da işletme işlemez hale getirebiliyor. Tüm bu riskler mekanik ve dijital teknolojinin uçtan uça siber saldırılara karşı hazırlanması gerekiliğini de ortaya koyuyor. Siber güvenlik alt yapılarını doğru kurgulayan şirketler, dışardan gelen saldırıları zamanında algılayabiliyorlar. Bu şirketler, koruma önlemlerini hızla gerçekleştirip, zarar gören kısımları hızla geri almak için senaryolarını hazır tutuyorlar. Böylece, içten ya da dıştan gelebilecek tüm teknolojik ve siber saldırılara karşı kendilerini koruyabiliyor; adeta teknolojik açıdan bağışıklık sistemlerini güçlendiriyorlar.

Yedeklilik ve önceden hazırlıkla sağlanan hızlı iyileşme süreci
Tüm ihtimallerin yanı sıra, önemli şirket verilerinin ve uygulamaları da ikizi olmalı ve içeriden veya dışarıdan gelebilecek siber saldırılarda hızlı kurtarma mümkün hale gelmeli. Böylece, saldırı ne kadar zorlayıcı olsa da plan uygulamaya sokulur, yaralar hızla sarılarak işletme hayatına kaldığı yerden en az kesintiyle devam edebilir.
Özetle; biz insanların yaklaşık ömürleri belli ve gençleşmek adına yapabileceklerimiz de bu yapılanların toplam ömrümüze etkisi de oldukça sınırlı. Şirketler de, bizlere benzer bir yaşamsal döngüye sahipler, yanlış stratejiler ya da farklı nedenlerle yaşlanıp iflas ederler, eninde sonunda her şirket ölümü deneyimleyecektir. Ancak, insandan çok farklı olarak, şirketin yaşam süresini belirlemek ve şirketleri yeniden büyüme çağına geri çekmek doğru stratejilerle mümkün. Çevik şirketler, bugünün dünyasında yaşanan hızlı değişimlere reaktif de olsa hızla tepki veriyor ve uyum sağlıyorlar. Bunun da ötesinde bazı şirketler, proaktif yaklaşım ve öngörülerle trendleri belirleyebiliyor. Ve bunlar sadece, yeni teknolojilerin getirilerini erkenden gören ve bu teknolojileri hayatlarına entegre ederek gençleşen şirketlerce yapılabiliyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ