Makine sektörü, yılın ilk altı ayında 13,7 milyar dolarlık ihracat yaptı

Makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, Ocak-Haziran döneminde serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı yüzde 0,3 oranında artarak 13,7 milyar dolar oldu. İhracatı miktar bazında yüzde 5,7 azalan makine sektörü, ortalama kilogram fiyatlarını yüzde 6,3 artışla 7,8 dolara taşıdı.

  • 21 Temmuz 2025
Makine sektörü, yılın ilk altı ayında 13,7 milyar dolarlık ihracat yaptı

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından paylaşılan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye’nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 13,7 milyar dolar oldu.

ABD yönetiminin ticaret politikalarındaki sertleşmenin küresel tedarik zincirlerinde oluşturduğu belirsizlik ve sanayi yatırımları üzerindeki baskıyı değerlendiren Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi: “Küresel ticarete ilişkin ikinci çeyrek verileri, dünyanın önemli üretim merkezlerini bıçak sırtında tutan tarife karmaşasının siparişlerin öne çekilmesine neden olduğunu gösteriyor. DTÖ’nün mal ticaretinde bu yıl reel artış beklemediğini açıklaması, küresel üretim ve sipariş PMI’larında Şubat’tan itibaren gözlenen yükselişin kalıcı olamayacağını düşündürüyor. AB ve ABD arasındaki görüşmeler hizmet ve mal ticaretlerindeki açıklarının birbirini dengelemesine rağmen gerilimli ilerlerken, Japonya ve Güney Kore’den sonra BRICS ülkeleri de Trump’ın radarına girdi. Henüz dillendirilmese de ABD’nin büyük ticari ortaklarının toplu bir karşı tutum geliştirme olasılığı da var. Tarifelerinde indirime gidilen Birleşik Krallık ve Vietnam gibi ülkeler müzakerelerini erken tamamlamanın keyfini sürüyor. Vietnam’a uygulanacak vergi yüzde 46’dan yüzde 20’ye inerken, fırsattan istifade bu ülke üzerinden sevk edilecek yabancı mallara yüzde 40 ilave vergi geldi. Bir başka ifade ile Trump yönetimi ticaret yollarındaki muhtemel sapmaya önlem alarak Vietnam’ı yatırım ülkesi ilan etmiş oldu. Bizim de Türkiye üzerinden ABD’ye ve AB’ye düşük vergi ya da vergisiz mal satmayı düşünenlerin hızla birer yatırımcı haline gelmeleri için, ihtisas gümrükleri ve piyasa denetimi gözetimini önceleyen stratejiler geliştirmemiz gerekiyor.”

Çin’den yapılan makine ithalatı yüzde 16,6 arttı”

AB tarafındaki gelişmelerin sanayi üretimi, tedarik zinciri güvenliği ve stratejik özerklik gibi alanlarda önemli adımları içerdiğine dikkat çeken Karavelioğlu, “Kritik teknolojilerde üçüncü ülkelere, özellikle de Çin’e olan bağımlılığı azaltmayı amaçlayan AB, ‘Net Sıfır Stratejik Projeler’ tanımı ile yerli üretimi teşvik edecek yeni bir yatırım rejimi oluşturuyor. Örneğin enerji makineleri veya sistemlerinin kritik bir bileşeninde dışa bağımlılık oranı yüzde 50’yi aştığında, bu alandaki üretim ve yatırım projeleri için hızlandırılmış izin süreçleri ve finansman kolaylıkları devreye giriyor. Avrupa Komisyonu’nun Çin Şoku’na ve kamu alımlarında Çin firmalarına karşı korumacı önlemler geliştirmeye başlaması, Birliğin açık ticaret politikasıyla birlikte selektif savunma stratejileri benimsediğini gösteriyor. G7 toplantısında Çin’in kritik ürünlerdeki tekelci yaklaşımına karşı ortak hareket çağrısı yapılması da bu yönelimin küresel iş birlikleriyle derinleştirileceğinin bir ifadesi. Türkiye bu tabloda hem Çin’e bağımlılığı azaltma stratejisinde bir alternatif hem de adil ticaret ilkelerini gözeten bir ortak olarak konumlanmalıdır. Sanayisini korumak adına ‘İthalat Gözetim Birimi’ kuran ve olağandışı artışları anlık takip ederek ısı haritaları yayımlamaya başlayan AB’deki bu gelişmeler, sessiz sedasız pazarımızı işgal edebilecek mallara karşı bizim de erken uyarı sistemleri kurmamıza vesile olmalıdır. İthalat rejimimizi tahkim ederken rekabetçiliğinde zaafa uğrayan AB’nin yabancı mallarla baş etmek üzere geliştireceği her tedbirden esinlenilmelidir. Yılın ilk 5 ayında, sadece Çin’den yapılan makine ithalatı yüzde 16,6 artarak 5,3 milyar dolar seviyesine ulaştı. Yüksek vergiler nedeniyle hiç makine satamadığımız bu ülkenin geçen sene ilk 5 ayda yüzde 24,6 olan ithalatımızdaki payının bu yıl aynı dönemde yüzde 28,8’e yükselmesi, Çin’in devlet destekli agresif fiyatlama ve pazara giriş stratejilerinin Türkiye’deki etkisinin üstel biçimde arttığının ve iç pazar dengelerini kendi lehine çevirdiğinin açık bir göstergesi” diye konuştu.

“Ekosistem yeniden şekilleniyor”

Makine, otomotiv ve savunma yan sanayileri ekosisteminin küresel ölçekte yeniden şekillendiği bu süreçte, ihracat ve imalat iklimi hakkında bilgiler veren Karavelioğlu şunları ifade etti: “Bizim için önemli bir ticari teknik katalizör olan Almanya’da makine ve tesis mühendisliği sektöründe Mayıs’ta görülen yüzde 9’luk sipariş artışını, baz etkisine rağmen bir toparlanma sinyali olarak görüyoruz. Yurt dışı siparişlerindeki yüzde 12’lik artışı ise AB’nin tek pazarı konsolide etme kararlılığının bir neticesi olarak değerlendiriyoruz. ABD’de imalat sanayi PMI verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi küresel talep açısından pozitif bir gelişme ve makine teçhizat yatırımlarında orta vadeli bir genişleme eğilimini ifade ediyor. Yatırım ortamında ümitler yeşermeye başlarken, Avrupa Merkez Bankası yetkilileri Euro’nun hızla değer kazanmasının ithalatı körükleyerek enflasyonu yüzde 2’de tutma çabalarına sekte vuracağından yakınıyorlar. Üretimden ithalata yönelme riskine rağmen, bizde TL’deki değerlenmenin dezenflasyon sürecine katkı yapacağı umulurken Türkiye PMI endeksinin Haziran’da 46,7’ye gerilemesi, sanayi üretimindeki durgunluk açısından çok güçlü bir sinyal veriyor. İmalat sanayiinde yüzde 23,8 olan yurt içi ÜFE, makinede yüzde 30,9’a ulaştı; ürünlerimiz döviz bazında pahalanmaya devam ediyor. Makine üretiminde Mayıs ayındaki yüzde 9,3’lük üretim düşüşü ve Haziran’da yüzde 68,6’ya kadar gerileyen kapasite kullanım oranı, sektörün telafisi zor kayıplarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ