Makine Haber

Karavelioğlu: “Rusya ve Ukrayna’nın makine ihracatımızdaki payı yüzde 5’ten fazla”

Rusya ve Ukrayna’nın Türkiye’nin toplam makine ihracatı içinde yüzde 5,5 düzeyinde payı olduğunu belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ancak şu anda barış ve huzur ortamının hâkim olmasına öncelik verdiklerini ifade etti.

  • 16 Mart 2022
Karavelioğlu: “Rusya ve Ukrayna’nın makine ihracatımızdaki payı yüzde 5’ten fazla”

İhracatını ilk iki ay sonunda 4 milyar dolara taşıyan ve ihracatı miktar bazında yüzde 8,5 artan makine sektörü, KG başı fiyatlarını da 6 doların üzerine çekerek değer bazında yüzde 12,4 artış elde etti. Almanya ve ABD’ye ihracatın ilk sırada geldiği sektör, üçüncü sıradaki İtalya’ya ihracatında yüzde 19,3 artış oranına ulaştı. Ocak-Şubat döneminde Rusya’ya ihracatı yüzde 55,3 artan makineciler aynı dönemde Ukrayna’da da yüzde 40,3 düzeyinde bir artış yakaladı.

“Komşularımız, makinelerimizin kalitesine büyük önem veriyor”
Rusya ve Ukrayna’nın Türkiye’nin toplam makine ihracatı içinde yüzde 5,5 düzeyinde payı olduğunu belirten Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Üretim gereçlerinin servis-bakım ihtiyaçlarının yakın bir yerden sağlanması, üretimin güvenliği ve verimliliği bakımından fevkalade avantajlıdır. Bu sebeple komşularımızın, makinelerinin kalitesine ve tedarik güvencesine büyük önem verdiği bir ülkeyiz. Yakın coğrafyada ticari ve teknolojik ilişkiler kurmak bizi ülke sınırlarının ötesine taşıyacak bir adım olduğu için de hem Rusya ile hem de Ukrayna’yla güçlü iş birlikleri kuruyoruz” dedi.

“Süreçten olabildiğince az etkilenmeye çalışacağız”
Sektörün, 2021 sonunda ihracatının 1,2 milyar doları aştığı iki ülkede de sözleşmeli işleri, ortaklıkları, bayilik ağları, tesis müteahhitlikleri ve markalaşmış firmaları olduğuna ve yerelleşmeye önem verdiğine dikkat çeken Karavelioğlu, şunları söyledi: “Rusya-Ukrayna krizinin pandemi kadar derin ve yaygın küresel etkileri olabileceğini düşünüyoruz. İki ülke de makine sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli çelikler ile döküm sektörünün ihtiyaç duyduğu külçe ve alyaj malzemeleri gibi ana ve yardımcı maddelerin önemli tedarikçilerinden. İki ülkenin birden küresel üretim ve tedarik ağının dışına çıkması uluslararası ölçekte birçok dengeyi bozacaktır. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki ve krizlerindeki deneyimlerimizle bu süreçten de olabildiğince az etkilenmeye çalışacağız.”

“Bölge ülkeleriyle ilişkileri geliştirecek projeleri pandemi öncesinde başlattık”
Eski Sovyet ülkelerinin endüstriyel dönüşümünün ufuktaki bir konu olarak uzun zamandır gündemlerinde olduğunu ve bölge ülkeleriyle ilişkileri geliştirecek projeleri pandemi öncesinde başlattıklarını ifade eden Kutlu Karavelioğlu, “Bu ülkelerin temel ihraç kalemleri hâlihazırda doğal kaynaklar, ağır sanayi malları, silah ve tarım ürünlerinden oluşuyor. Refahın artırılması ve yaygınlaştırılması içinse, mevcut ekonomik yapılarını dinamikleştirebilecekleri bir değişim-dönüşüm sürecine girmeleri gerekiyor. Genel imalat sanayiinin dönüşümünü sağlayacak büyük çapta bir yatırım hamlesi için ticari ve teknik partnerlere ihtiyaçları olması ise Türkiye’nin önünü açıyor” diye konuştu.

“Önceliğimiz barış ve huzur ortamının hâkim olması”
Türkiye’nin Makinecileri’nin, söz konusu ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere uluslararası ölçekte farklı görüşmeler yaptığını; ancak savaşın bu girişimleri yarıda kestiğini belirten Karavelioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülkelerin ihtiyaç duydukları dönüşümün en güçlü partnerlerinden birinin Türkiye’nin makine imalat sanayii olduğunu her fırsatta gösteriyoruz. Fakat biz şu anda ilk önceliği barış ve huzur ortamının hâkim olmasına veriyoruz. Komşu ülkelerimizdeki savaş, pandemi öncesi başlayan ve pandemi ile birlikte daha büyük belirsizliklere doğru evrilen dünyada riskleri büyütüyor, yatırım iştahını azaltıyor. En önemli ihraç pazarımız olan Avrupa’da ise yeni bölgesel gelişmeleri beraberinde getiriyor.”

“Firmalarımızın ek işletme sermayesi ihtiyacı her geçen gün artıyor”
Petrol, gaz ve hammadde fiyatlarındaki artışlara Ukrayna krizinin de eklenmesinin, sınai üretimde ve tüketimde yeni fiyat artışları getirmesini beklediklerini ifade eden Kutlu Karavelioğlu, “Makine teçhizat yatırımlarının son iki yılda neredeyse 1,5 katına çıktığını düşünürsek, Türkiye ekonomisinde yaşanılan çift haneli büyümeyi üretim ve ihracat artışının beklenilen neticesi olarak yorumlayabiliriz. Yurt içinde oluşan yüksek talep gibi yurt dışından gelen siparişlerimiz de büyüdüğü için, makine üretimimizde yüzde 40’ları aşan bir artış yakaladık. Üretimdeki hızlı artışının yanı sıra ÜFE’mizin de yüzde 65’e ulaşması, firmalarımızın ek işletme sermayesi ihtiyacını her geçen gün artıyor” şeklinde konuştu.

“Makine fiyatları kaçınılmaz olarak artacak”
Etkileri yılbaşından itibaren netleşen enerji ve personel maliyetleri ile Ukrayna krizinin emtia arzı ve fiyatları üzerindeki güçlü tesiri altında makine fiyatlarının kaçınılmaz olarak artacağına işaret eden Karavelioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu durumun küresel rekabet gücümüzü olumsuz etkilemesi ve hatta ülkemizde hızlı artan makine teçhizat yatırımlarını da akamete uğratması riskine karşı sektörümüze özel çözümler geliştirmek zorundayız. Başta Almanya ve İtalya olmak üzere, güçlü makine imalat sanayisi olan birçok AB ülkesinin, yerli sanayilerini desteklemek üzere geliştirmekte olduğu özel destek paketlerinin gerisinde kalmamalıyız. Evet, dünya zorlu bir süreçten geçiyor fakat kamu-özel sektör iş birliğinde bu süreci de başarılı bir sınav vererek atlatabiliriz.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ