ABB Türkiye, 2026’da stratejik yatırımlar gerçekleştirmeyi hedefliyor
ABB Türkiye, 2026 yılında Türkiye’deki üretim tesislerinde kapasite artışına yönelik yeni yatırımlarını hayata geçirmeyi hedefliyor. Türkiye’de yaklaşık 900 çalışanıyla faaliyet gösteren şirket, 2025 yılını beklentilere paralel bir performans ile geride bırakıyor.
2025 yılında, Türkiye’deki operasyonlarında güçlü finansal performansı, 100’den fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracat ve beklentilerine paralel gelişen genel performansı ile dikkat çeken ABB, 2026 yılını ise Türkiye için bir “yatırım yılı” olarak konumlandırıyor.
Türkiye’de yaklaşık 900 çalışanıyla faaliyet gösteren şirket, elektrik altyapısının modernizasyonundan endüstriyel otomasyona, yenilenebilir enerji entegrasyonundan robotik uygulamalara kadar geniş bir alanda çözümler sunuyor. Ayrıca Dilovası, Tuzla, Bursa ve İzmir’deki tesislerinden yürüttüğü ihracat operasyonlarıyla ABB’nin global tedarik zincirinde önemli bir rol üstlenen ABB Türkiye, 2025 yılını beklentilere paralel bir performans ile geride bırakıyor.
Vural: “2025’te konumumuzu güçlendirdik”
2025’in zorlu ama beklentileri doğrultusunda bir yıl olduğunu ifade eden ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Başar Vural, “ABB, daha sürdürülebilir ve kaynaklar açısından verimli bir gelecek için 140 yılı aşkın tecrübesiyle 100’den fazla ülkede elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri sunan global bir teknoloji lideri. Türkiye’de 42 yıldır yalnızca ürün sağlayan bir marka değil, sanayiye, altyapıya ve ekonomiye doğrudan katkı sunan müşterilerimiz için çarpan etkisi yaratan bir teknoloji ortağıyız. 2025 yılında da finansal olarak başarılı bir performans göstererek sektördeki konumumuzu güçlendirdik” ifadelerini kullandı.
Türkiye’deki hedeflerinin hiçbir zaman sadece kârlılık olmadığını, temel hedeflerinin katma değer sağlamak ve büyümek olduğunu belirten Vural, 2026 yılında Türkiye’de önemli yatırımlara imza atmayı planladılarını açıkladı. Vural, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Türkiye, ABB’nin global stratejisinde Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarları arasında stratejik bir köprü olarak konumlanıyor. De-globalizasyon döneminde dışa bağımlılığı düşük, ticarete elverişli ve fırsatlar barındıran bir ülke olarak öne çıkan Türkiye’de, 2026 yılında önemli yatırımları hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yatırımlarımızla tesislerimizi büyütmeyi ve ihracat kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Sadece Türkiye’ye değil, bölge ülkelerine ve global operasyonlara hizmet eden bir teknoloji üssü olma planımızı güçlendirecek bu yatırımlar ile aynı zamanda ülkemize kazandırdığımız ekonomik katma değeri de artıracağız.”
“ABB çevik kararlar alabilen bir şirket”
ABB açısından 2025 yılındaki en önemli gelişmelerden biri robotik iş kolunu devretme kararı olduğunu kaydeden Vural, bu kararın stratejik bir güçlenme adımı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Robotik alanında global pazar payımız güçlü olmasına rağmen, ABB için katma değerin elektrifikasyon, otomasyon, dijitalleşme ve endüstriyel yazılım gibi alanlarda çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. ABB, günün ve geleceğin gereklilikleri ile çevik kararlar alabilen bir şirket; geçmiş örneklerde de olduğu gibi, bugün de kaynaklarımızı uzmanı olduğumuz günümüzün ihtiyacı ve geleceğin büyüme alanlarına yönlendiriyoruz.”