Rockwell Automation, Türkiye’deki yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor
1993 yılından beri Türkiye’de sanayinin otomasyon ve teknoloji ihtiyaçları için uçtan uca çözümler geliştiren alanında dünyanın önde gelen markalarından Rockwell Automation, özellikle Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde hızlı büyümeyi hedefliyor.
Geliştirdiği otomasyon ve dijitalleşme çözümleriyle Türkiye’nin dört bir yanında endüstrinin her koluna hizmet götüren Rockwell Automation, 2022 yılında operasyonlarını özellikle Anadolu’da büyütmeyi hedefliyor.
Otomasyon sektöründeki gelişmeleri değerlendiren Rockwell Automation EMEA Başkanı Susana Gonzales ve Rockwell Automation Ülke Direktörü Ediz Eren, şirketin Türkiye’deki yatırım hedefleri hakkında da bilgi verdi.
Gonzales: “Son derece güçlü talep görmeye devam ettik”
2022’nin ikinci çeyreğinde satışları etkileyen değişken bir küresel tedarik zinciri ortamına rağmen, dünyadaki tüm büyük son pazarlarda ve bölgelerde son derece güçlü talep görmeye devam ettiklerini aktaran Rockwell Automation EMEA Başkanı Susana Gonzales, “Sermaye yatırımı, otomasyon ve dijital dönüşümün artan önemi, özellikle yazılım ve hizmetlerdeki benzersiz konumumuz sayesinde ortaya çıkan güçlü talep, hem bu yıl hem de sonraki yıllar için pazardaki hızlı büyüme adına önemli bir potansiyeli işaret ediyor” diye konuştu.
Eren: “Dünyada oyunun kuralları baştan yazılıyor”
Pandemiyle birlikte artan teknoloji, çeşitlilik ve kişiselleştirilmiş çözüm ihtiyacına bağlı olarak tüm dünyada otomasyon ve Endüstri 4.0’a yatırımların arttığını söyleyen Rockwell Automation Ülke Direktörü Ediz Eren ise, şunları aktardı: “Dünyada oyunun kuralları baştan yazılıyor. Küresel rekabet, bu yeni oyunun en büyük belirleyicisi. Oyun dışında kalmamak ve rekabet avantajı yakalamak için endüstriyel otomasyona yatırım yapmak artık bir tercih değil zorunluluk haline geliyor. Çünkü üretimde dijitalleşme ve otomasyonun ağırlıkta olduğu bir gelecek bizi bekliyor. Türkiye üretim kasları güçlü bir ülke. Özellikle makina üretim sektörü, Türkiye için çok değerli bir ihracat kaynağı. Ancak ülkemizde teknik alt yapısı çok yüksek makina üreticilerimizin çok azı global pazarda kendilerine yer bulabiliyor. Türkiye sanayinin her alanında dijitalleşme ve otomasyon konusunda sağlam adımlar atarak, 150 milyar dolarlık dünya otomasyon pazarında Çin’in başı çektiği dünya klasmanında yer alabilecek potansiyele sahip. Biz de özel ürün, yazılım, hizmet ve teknolojilerimizle kendilerini geleceğe hazırlamak isteyen üreticilere dönüşümün yolunu açıyoruz.”
“2021 yılında Ar-Ge yatırımlarımız 400 milyon dolara ulaştı”
Otomasyon sektörünün en fazla Ar-Ge yapılan sektörlerin başında geldiğine dikkat çeken Eren, “Biz de alanında asırlık deneyime sahip, uzman mühendisliğiyle gurur duyan, dünyanın lider şirketi olarak Ar-Ge tarafında çok fazla yatırım yapıyoruz. 2021 yılında Ar-Ge yatırımlarımız 400 milyon dolara ulaştı. Üretim yapan fabrikaların ve bu fabrikalara makine ve proses hatları üreten şirketlerin dijital dönüşüm için tüm gereksinimlerini sağlama misyonuyla Ar-Ge yatırımlarımıza ek olarak ortaklık ve satın almalar yoluyla da ilerlemeye ve büyümeye devam ediyoruz. 2021 yılında 2.2 milyar dolarlık bir satın alma ile dijitalleşme yazılımları geliştirme ve uygulama alanında öncü şirketlerden Plex Systems firmasını bünyemize kattık. Öncesinde 1 milyar dolarlık bir yatırımla PTC firması ile bir ortaklık gerçekleştirdik ve mevcut çözümlerimizle PTC IoT Platformu’nun entegrasyonu ile içerisinde makine öğrenmesi, arttırılmış gerçeklik, yapay gerçeklik ve MES yazılımları gibi geniş kapsamlı bir paketi müşterilerimize sunduk” dedi.
“2020 gibi 2021 yılını da hedeflerimizi aşarak kapattık”
Rockwell Automation için Türkiye’nin önemli bir pazar olduğunu söyleyen Ediz Eren, Türkiye’nin 2020 yılında EMEA bölgesinde en hızlı büyüyen ülke olmayı başardığına dikkat çekti. Eren, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Tüm bölgesel ve global etkenlere rağmen 2020 gibi 2021 yılını da hedeflerimizi aşarak kapattık ve Euro bazında büyümeyi başardık. Bu süreçte dünyada yaklaşık yüzde 20 daralan makine pazarının Türkiye’deki daralması sadece yüzde 5 seviyesinde kaldı. Türkiye bu anlamda sahip olduğu potansiyeli fırsata çevirebilir. Biz de bu doğrultuda Türkiye yapılanmamızı özellikle fabrikaların dijitalleşme, siber güvenlik ihtiyaçlarına yönelik satış ve yerli mühendislik hizmetleri tarafında genişletiyoruz. Müşterilerimize daha ulaşılabilir teknik ve ticari hizmet desteği sağlayabilmek için “Tek Distribütör” modeline geçtik. Distribütörümüz AB Market Otomasyon ile operasyonlarımız İstanbul, Bursa, Gaziantep ve İzmir’de devam ediyor. 2022 yılının sonuna kadar Ankara, Konya illerindeki yapılanmalar da tamamlanmış olacak. Hedefimiz distribütörümüz ile özellikle Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde hızlı ve sürdürülebilir şekilde büyümek.”