Makine Haber

Aydoğdu: “Türkiye’nin eline 100 yılın üretim fırsatı geçti”

Pandemiyle Çin, Hindistan ve Avrupa’da üretimin durmasıyla birlikte, Türkiye’nin eline 100 yıllık üretim fırsatı geçtiğini ifade eden Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, küresel üretimde rekabet için sanayide teknoloji ve otomasyonun bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getirdi.

  • 08 Kasım 2021
Aydoğdu: “Türkiye’nin eline 100 yılın üretim fırsatı geçti”

Tezmaksan Genel Müdür Hakan Aydoğdu, İstanbul Tech Week kapsamında katıldığı ‘Üretim Teknolojilerinin Geleceği’ konulu panelde; otomasyon, teknoloji ve sanayinin geleceğiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Dijitalleşme ile anlık verilerle fabrikaların ve makinelerin izlenebildiğini, anlık kararlarla plansız duruşların minimize edildiğini kaydeden Aydoğdu, dijitalleşme ve otomasyon ile verimliliğin, kalitenin ve rekabet gücünün arttığını ifade etti.

“Veriden verime geçmenin artık mecburi olduğu bir çağa girdik”
“Veriden verime geçmenin artık mecburi olduğu bir çağa girdik” diyen Aydoğdu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Küresel üretimde rekabet için sanayide teknoloji ve otomasyon bir tercih değil zorunluluk. Pandemiyle Çin, Hindistan ve Avrupa’da üretimin durmasıyla birlikte, Türkiye’nin eline 100 yıllık üretim fırsatı geçti. Bu fırsatı iyi değerlendirmek ve sürdürülebilir hale getirmek için sanayide otomasyona geçmeli ve dijitalleşmeliyiz. Gelişmiş ülkeler robotlu otomasyona ciddi yatırımlar yapıyorlar. Çünkü, dijitalleşme ve robotlu otomasyon yatırımları, üretime değer katarak verimliliği artırıyor. Gelişmiş ülkeleri yakalamamız ve onlarla rekabet edebilmemiz için, ölçeği ne olursa olsun sanayicilerimizin acilen otomasyona geçmeleri gerekiyor. Bugün KOBİ’lerimiz hızla büyürken; Avrupa’nın eski Doğu Bloku ülkeleri robotlaşmaya geçerken, Türkiye olarak ısrarla otomasyona geçmememiz sanayimizin geleceği açısından çok büyük bir tehdit. Çünkü yeni dünya düzeninde, pandemi sonrası ülkeler üretimi kendi ülkelerine çekmeye çalışacak. Eğer teknoloji ve otomasyonda doğru adımları atmazsak 100 yılın fırsatını kaçıracağız.”

“Otomasyon, bir ülkenin kalkınması için kaçınılmaz bir gereksinim”
Yeni nesil üretimde minimum downtownda maksimum üretim yapmanın zorunlu olduğunu dile getiren Aydoğdu, “Bunu başarabilmek için üretimde daha verimli hale gelmemiz, hammaddeden enerjiye ve zamana kadar birçok alandan tasarruf etmemiz gerekiyor. Anlık verilerle üretimin her anının kontrol edilip, plansız duruşların önüne geçilmesi lazım. Aynı şekilde, üretilen üründe en az kaybın ve en üst kalitenin yakalanarak maliyetlerin de minimumda tutulması zorunlu. Bunların hepsinin aynı anda başarılabilmesi için de, üretimde tamamen dijital ve otomasyona geçmek şart. Otomasyon, bir ülkenin kalkınması için kaçınılmaz bir gereksinim. Otomasyon, üretime yeni standartlar ve bir ölçüm disiplini getirir. Yakalanan standartlar da, rekabetin ve hatta rekabet kurallarının yeniden belirlenmesinin önünü açar” dedi.

“Otomasyona daha fazla odaklanmamız gerekiyor”
Otomasyonun üretimin dinamiklerinin izlenmesi için de son derece kritik bir veri kaynağı olduğunu kaydeden Hakan Aydoğdu, “Bu verilerle; makineler, vardiyalar, kesici uçlar, yağlar, operatörler arasında kıyaslanacak zayıf halkalar belirleniyor. Böylece, üretimin her an yüksek kapasite ve kalitede çalışması sağlanıyor. Dünyada Endüstri 4.0 ve 5G bağlantı teknolojilerinin kullanıldığı, dijital ikiz ve yapay zeka teknolojilerinin konuşulduğu bir dönemde, kas gücüne dayalı üretim yapmak verim düşüşünün en büyük sebepleri arasında yer alıyor. Bugün, dünya ortalaması yüzde 80’lerde olan Toplam Ekipman Verimliliği (OEE), Türkiye sanayisinde yüzde 60’larda seyrediyor. Bunun da en büyük sebebi henüz otomasyona geçmemiş olmamız. Türkiye’nin de verimliliğini dünya seviyesinin üstüne taşıyabilmemiz için otomasyona daha fazla odaklanmamız gerekiyor” diyerek sözlerini noktaladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ