Makine Haber

Teknoloji geleneksel iş modellerini sarsıyor

‘Çevik Olmak ya da Geride Kalmak’ başlığıyla yayımlanan ‘2019 CEO Araştırması’nın sonucuna göre, 10 yıllardır süregelen geleneksel iş modelleri büyük bir hızla değişimden geçerken; teknoloji, dönüşümü erteleyen şirketleri her zamankinden daha fazla tehdit ediyor.

Teknoloji geleneksel iş modellerini sarsıyor

KPMG Türkiye, ‘2019 CEO Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Türkiye’nin de aralarında olduğu 11 ülkeden yaklaşık bin 300 CEO ile yapılan araştırmaya göre; teknoloji geleneksel iş modellerini sarsarken, CEO’lar dönüşerek ayakta kalacaklarını artık kabullendiler. Bu yıl Türkiye’deki CEO’ların yüzde 92’si, iş modellerini değiştirerek sektördeki dönüşüme öncülük ettiklerini söylerken; geçen sene söz konusu oran yüzde 44’tü.
‘Çevik Olmak ya da Geride Kalmak’ başlığıyla yayımlanan araştırma sonucuna göre, 10 yıllardır süregelen geleneksel iş modelleri büyük bir hızla değişimden geçerken; teknoloji, dönüşümü erteleyen şirketleri her zamankinden daha fazla tehdit ediyor. CEO’lar, yönettikleri şirketin ayakta kalması için ‘çeviklik’ yeteneğine sahip olması gerektiğini dile getiriyorlar.

Alsan: “Şirketler çok uluslu yapılara dönüşüyor”
CEO’ların şirketlerinin büyümesi ve gelişmesine yönelik sağlamaları beklenen katkının artık değiştiğini ifade eden KPMG Türkiye Başkanı Murat Alsan, şunları söyledi: “Değişen müşteri ihtiyaçlarına, hızla gelişen teknolojik yeniliklere ve rakiplerin değişim hızına aynı hızla karşılık vermek gerekiyor.”
Küresel şirketlerin artık yalnızca birer işletme değil, siyasi etki sahibi aktör olarak da görüldüğünü belirten Alsan, “CEO’lar ise, bu etki sahibi kurumların gerçek yönlendirici gücü. Değişim; hazırlıksız yakaladığını yok etme tehdidiyle üzerimize gelirken, CEO’ların yönettiği kurumların yapısı artık dünden daha karmaşık, politik ve ekonomik belirsizliklere her zamankinden daha açık. Şirketler çok uluslu yapılara dönüşüyor, teknolojinin büyüttüğü rekabet geleneksel yapıları sarsıyor” diye konuştu.
Teknolojinin Türkiye’deki CEO’ların gündeminde çok hızlı yükseldiğini kaydeden Alsan, sözlerini şöyle noktaladı: “Türkiye’deki iş liderleri, teknolojinin sektörleri yıkarak dönüştürdüğünün artık farkında. Teknoloji yıkmadan önce kendilerinin öncülük ederek sektörlerini dönüştürmeye başladıklarını gördük”

Araştırmadan öne çıkan bazı başlıklar:
Türkiye’deki CEO’ların yüzde 56’sı, iş dünyasında oyunun yeni kuralının ‘çeviklik’ olduğunu söylüyor. Küresel tarafta bu oran yüzde 67. Özellikle geleneksel yapılarla yönetilen büyük şirketlerin ‘esneklik’ engelini aşması hayatta kalmanın en önemli şartı. CEO’lar, değişimin gerisinde kalmanın yok olmakla sonuçlanacağına emin.
1935’te bir şirketin ortalama ömrü 90 yıl, 1955’te 75 yıldı. Teknoloji ve dijital yıkıcı dönüşümün yıkıcı etkisiyle bu süre 2018’de ise 12 yıla geriledi.
CEO’ların ajandasındaki risk sıralamasında ilk beş değişmiyor; ancak hepsi sürekli yer değiştiriyor. Küresel araştırmada iklim değişikliği geçen sene risk gündeminin dördüncü sırasındayken, bu yıl ilk sıraya yükseldi. İkinci sırada yıkıcı teknolojiler, üçüncü sırada da ekonomik milliyetçilik geliyor.
Türkiye’de ise, geçen yıl beşinci sırada olan ‘operasyonel riskler’ bu sene liste başında yer aldı. İkinciliği üç risk paylaşıyor; ‘yıkıcı teknoloji’, ‘siber güvenlik riski’ ve geçen yıl terminolojiye giren ‘ülkesellik.’ Ülkeselliğin risk sıralamasında üstte kalmasının sebebi, artan korumacılığın yarattığı öngörülmezlik. Çevre ve iklim değişikliği ise Türk CEO’ların listesinde son sırada…
Küresel CEO’ların yüzde 94’ü, kendi şirketlerinin büyüme potansiyeline güveniyor; ancak yalnızca yüzde 62’si küresel ekonomi için büyüme potansiyeli olduğunu düşünüyor. Benzer durum Türkiye’deki CEO’lar için de söz konusu. Türkiye’deki CEO’ların yüzde 96’sı kendi şirketlerinin büyüme potansiyeline güvense de, sadece yüzde 68’i küresel ekonomide bir büyüme yaşanacağını düşünüyor. (Geçen sene küresel ekonomiye güven duyan CEO’ların oranı yüzde 88 iken, bu yıl söz konusu oran yüzde 68’e geriledi.)
Küresel ekonomiye duyulan güvenin azalmasında son yıllarda yükselen korumacılık etkili oluyor. Çünkü, ticaret savaşlarının da etkisiyle küresel ticaretin büyüme hızı ciddi şekilde düşüyor.

Türk CEO’lar değişimin öncüsü
Türkiye’de değişim rüzgârının kendilerini vurmasını beklemeden şirketlerinin sektördeki kökten değişime öncülük ettiğini belirten CEO’ların sayısında kayda değer bir artış var. 2018 yılında, CEO’ların yüzde 44’ü şirketlerinin kökten değişime öncülük ettiğini söylerken, 2019’da bu oran yüzde 92’ye yükseldi.
Belirsizliklere rağmen ‘Büyüme nereden gelecek?’ diye sorulduğunda, CEO’lar inorganik yöntemleri işaret ediyorlar. Bunların başında da üçüncü taraflarla stratejik işbirlikleri geliyor. 2018’de küresel CEO’ların yüzde 33’ü, Türk CEO’ların yüzde 52’si ilk sıraya bu seçeneği koyarken; bu sene küresel CEO’ların yüzde 34’ü, Türk CEO’ların ise yüzde 36’sı, söz konusu yöntemin büyüme hedeflerini gerçekleştirmekte daha öncelikli olduğunu düşünüyor.
Küresel CEO’ların yüzde 63’ü, gelecek üç yılda coğrafi genişleme için ilk önceliklerinin gelişmekte olan piyasalar olacağını belirtiyor. Buna karşılık, yalnızca yüzde 36’sı gelişmiş piyasalara öncelik veriyor.
2019’da Türk CEO’ların coğrafi genişleme için ilk önceliği, geçen yıl olduğu gibi yine gelişmekte olan piyasalar. Ancak geçen seneyle karşılaştırıldığında; gelecek üç yılda coğrafi genişleme hedeflerinde en üste gelişmekte olan piyasaları koyan CEO’ların oranının yüzde 68’den yüzde 52’ye gerilediği, gelişmiş piyasaları öncelik olarak gören CEO’ların oranının ise yüzde 32’den yüzde 48’e yükseldiği görülüyor.
Gelişmekte olan piyasalarda Türk CEO’lar yüzde 38 ile ilk önceliği geçen sene olduğu gibi Orta/Güney Amerika’ya veriyor. Hemen arkasından yüzde 31 oranıyla (geçen yıl sıralamada ilk üçte yer almayan) Asya Pasifik gelirken, üçüncü sırada yüzde 23 oranıyla Doğu Avrupa geliyor.

Kurumsal performansı dönüştürmek için fırsatlar sunuyor
Yapay zeka tabanlı teknolojiler kurumsal performansı dönüştürmek için fırsatlar sunuyor. Bu teknolojiler, yapılandırılmış ve yapılandırılmamış verilerin toplandığı devasa veri havuzlarından öngörüler çıkarmak için kullanılıyor.
Türkiye’de CEO’ların yüzde 8’i süreçlerinin otomasyonunda yapay zeka uygulamalarını hayata geçirdiklerini, yüzde 36’sı deneme aşamasında olduğunu, yüzde 56’sı ise bu uygulamaları sınırlı olarak hayata geçirdiğini söylüyor.
CEO’lar, bulundukları görevde bir etki yaratmak için önceki CEO’lara göre daha az zamanları olduğunu düşünüyor. Küresel CEO’ların yüzde 74’ü, ortalama görev sürelerinin beş yıl olduğunu ifade ediyor. Türkiye’deki CEO’ların yüzde 60’ı bu görüşte. Tamamı, kariyerlerine başladıklarında bu sürenin daha uzun olduğunu belirtiyor. Türkiye’deki CEO’ların yüzde 68’i, bir CEO’nun görevde kaldığı ortalama süre azaldıkça, çeviklikle hareket etme mecburiyetinin arttığını dile getiriyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ