Makine Haber

Prof. Dr. Kılıç: “Depremin neden olacağı fabrika yangınları deprem kadar riskli”

Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı ve Yangından Korunma Derneği ev sahipliğinde düzenlenecek TUYAK 2019 Uluslararası Yangın ve Güvenlik Sempozyumu öncesi bir basın toplantısı düzenleyerek, fabrika yangınları ile ilgili bilgi verdi.

Prof. Dr. Kılıç: “Depremin neden olacağı fabrika yangınları deprem kadar riskli”

Yangın konusunda Türkiye’nin tanınmış uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, yangına karşı gerekli önlemleri almadan faaliyetlerini sürdüren fabrikaları mercek altına aldı. TÜYAK Kurucu Üyesi Kılıç, Türkiye’deki fabrikaların yüzde 98’inin deprem bölgesinde yer aldığını, beklenen depremin neden olacağı fabrika yangınlarının deprem kadar risk oluşturduğunu belirtti.
Kılıç, Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı ve Yangından Korunma Derneği ev sahipliğinde 4-5 Aralık 2019’da düzenlenecek TUYAK 2019 Uluslararası Yangın ve Güvenlik Sempozyumu öncesi bir basın toplantısı düzenleyerek, fabrika yangınları ile ilgili bilgi verdi.

“İstanbul depremi fabrika yangınlarına neden olabilir”
Türkiye’de yılda ortalama 400 büyük fabrika yangınının kayıtlara geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Kılıç, söz konusu yangınların 160 tanesinin İstanbul’da gerçekleştiğini belirtti. Büyük maddi zararın yanı sıra, can kaybına da neden olan fabrika yangınlarında yılda ortalama 25 kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 60 kişinin ise yaralandığını aktaran Kılıç, şöyle konuştu: “Fabrika yangınları; özellikle tekstil, plastik, gıda, metal, boya ve petrokimya tesislerinde, genellikle elektrik tesisatındaki sorunlar, gaz sızması, malzeme ya da ekipmanın aşırı ısınması, uygun şekilde depolanmayan yanıcı gaz ve sıvılar, tamirat sırasında kurallara uyulmaması ve periyodik bakımların ihmal edilmesi nedeniyle gerçekleşiyor” dedi.
Deprem ve yangın ilişkisine de değinen Kılıç, deprem sonrası meydana gelebilecek yangınların etkisinin en az deprem kadar yıkıcı olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: “Son yıllarda, özellikle gelişmiş ülkelerde meydana gelen depremlerde zararın büyük olmasının temel nedeni deprem sonrası ortaya çıkan yangınlar. Deprem sırasında sızan gazlar nedeniyle yaşanan patlamalar, depo ve boru hatlarındaki kırılmalar, doğal gaz tesisatları, ocak, mum, şömine gibi açık alevler, elektrik tesisatındaki kısa devre ve su ısıtıcısı gibi cihazların devrilmesi gibi pek çok etmen yangına neden olarak, depremin zarar vermediği binaları bir anda yok edecek güce sahip.”

“Büyük sanayi merkezlerinin yüzde 98’i birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde”
Yapılan çalışmalara göre, deprem sonrasında meydana gelen yangınların daha çok sanayi tesislerinde, rafinerilerde, ticari binalarda ve ahşap yapılarda meydana geldiğini ifade eden Kılıç, “Ülkemizdeki büyük sanayi merkezlerinin yüzde 98’i birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde yer alıyor. Sanayinin yüzde 60’ı da Marmara Bölgesi’nde yer alıyor. Özellikle İstanbul gibi metropollerde depremin yaratacağı kaosun yanı sıra, deprem sonrası yaşanacak fabrika yangınlarının yaratacağı yıkım büyük olur. Tahminlerimize göre; beklenen İstanbul depremi kış aylarında ve akşam saatlerinde olduğu takdirde, yaklaşık bin 900 büyük yangın meydana gelecektir. Bu yangınların yüzde 20’sinin ise atölye, fabrika ve endüstriyel tesislerde yaşanması bekleniyor” ifadelerini kullandı.

“Yolların bozulması yangına ulaşımı engelleyecektir”
Deprem sonrasında, yolların bozulmuş ve su borularının kırılmış olmasının yangına ulaşımı engelleyeceğini ve yangının söndürülmesini zorlaştıracağını vurgulayan Abdurrahman Kılıç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Böyle bir durumda itfaiye yangın yerine ulaşamaz; ulaşsa bile su bulamaz ve yangın saatlerce devam edebilir. 17 Ocak 1994’te ABD Los Angeles’ta meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem sonrasında günlerce devam eden yangınlar meydana gelmişti. 1995 yılında Kobe’de meydana gelen 7.3 büyüklüğündeki depremin hemen sonrasında ise, ortaya çıkan 200’den fazla yangında şehrin neredeyse tamamı küle dönmüştü. Yine 1994 yılında Endonezya-Liva’da meydana gelen 6.5 şiddetindeki deprem sonrasında meydana gelen yangınlarda da kent pazarı tamamen yanmıştı.”

“Yangın son derece hızlı bir şekilde genişleyebilir”
Kontrol altına alınamayan büyük çaplı bir fabrika yangınının, özellikle sanayi bölgelerinde sıçramayla birlikte son derece hızlı bir şekilde genişleyebileceğinin altını çizen Kılıç, “Örneğin; İstanbul’un yanı başındaki sanayi bölgesinde meydana gelebilecek büyük çaplı, kontrol altına alınamayan bir fabrika yangını, dakikalar içerisinde sanayi bölgesinin tamamını tehdit ederek, milyarlarca dolar maddi hasara, daha da önemlisi çok sayıda can kaybına neden olabilir” dedi.

“Temel neden zamanında yapılmayan bakım-onarım çalışmaları”
Fabrika yangınlarının temel nedeninin zamanında yapılmayan bakım-onarım çalışmaları olduğunu belirten Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, şöyle devam etti: “İşletme sahipleri; ‘bir şey olmaz’ mantığı ile kaderci bir yaklaşım sergileyip, ekipman ve tesisatlarına gerekli bakımı yaptırmıyorlar. Eski tesisatlar ve panolar yenilenmiyor, başlangıçta kullanılan poliüretan gibi yanıcı malzemeler günümüzün yangına dayanıklı malzemeleri ile değiştirilmiyor. Makine bakımları yapılmadığı gibi, aynı kabloya her yıl yeni makineler bağlanarak yangın riski artırılıyor. Bir kısmı ise, şehir içerisinde sanayi bölgelerine taşınmayı planladıkları için bu bakım-onarım çalışmalarını gereksiz masraf olarak görüyor.”
Yangınların bir başka nedeninin de sabotaj olduğuna değinen Kılıç, araştırmalara göre fabrika yangınlarının yüzde 12’sinin sabotaj nedeniyle gerçekleştiğini belirtti. İstatistiklere göre, yanan fabrikaların sadece yüzde 40’ının sigortalı olduğunu bildiren Kılıç, şunları aktardı: “Gelişmiş ülkelerde fabrikaların sigortalanması zorunlu hale getirilmiş durumda. Ülkemizde de yangın sigortası, fabrika ve oteller gibi yapılar için zorunlu hale getirilmeli.”

“Önemli olan yangının çıktığı yerde kalmasını sağlamak”
Yangının çıkışından ziyade neden genişlediği üzerinde durmak gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, “İnsan olan her yerde hata, dikkatsizlik olabilir ve yangın çıkabilir. Önemli olan yangının çıktığı yerde kalmasını sağlamak. Bunun için de, otomatik söndürme sistemleri, otomatik algılama sistemleri ve duman tahliye sistemlerinin olması gerekiyor. Fabrika yangınları ağırlıklı olarak geceleri meydana geliyor. Geceleri fabrikalarda kimse olmadığı için küçücük bir kıvılcımın bile yavaş yavaş büyümesi ve ancak belli bir noktaya geldikten sonra fark edilmesi bunun ana nedeni. Yangının erken haber alınması ve söndürülmesi için günümüz teknolojisinin kullanılması, insanların olmadığı zamanlarda oluşan yangınların haber alınması ve yangının söndürülmesi için söndürme algılama sistemlerinin mutlaka yapılması şart. Her zaman söylediğimiz gibi, yangın alınan tedbirlerle önlenir ve yapılan tasarımla söndürülür” diyerek sözlerini noktaladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ