Makine Haber

Özden: “Nitelikli yazılımcı eksikliği Endüstri 4.0’da Türkiye için çok ciddi bir sorun”

Gerekli donanım ve teknolojik yeterlilik açısından Türkiye’nin Endüstri 4.0 konusunda yeterli olduğunu ifade eden Doruk Yönetim Kurulu Üyesi ve ProManage Corporation Managing Director Aylin Tülay Özden, ancak nitelikli yazılımcı eksikliğinin çok ciddi bir sorun teşkil ettiğini söyledi.

Özden: “Nitelikli yazılımcı eksikliği Endüstri 4.0’da Türkiye için çok ciddi bir sorun”

Özgencil Grup tarafından Dünya Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen, Türkiye’nin en uzun soluklu uluslararası vizyon toplantısı olarak dünya ve ülke gündemini ele alan ve aynı zamanda gelecek perspektiflerini değerlendiren Forum İstanbul, bu yıl ‘Yarını Anlamak’ temasıyla online olarak gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Doruk Yönetim Kurulu Üyesi ve ProManage Corporation Managing Director Aylin Tülay Özden, Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın moderatörlüğündeki ‘Şimdi Endüstri 4.0-Yarın Endüstri 5.0’ oturumunda konuşmacı olarak yer aldı.

“Pandemi süreci dijitalleşmeyi hızlandırdı”
Pandemi sürecinin dijitalleşmeyi hızlandırdığını ifade eden Aylin Tülay Özden, “Pandeminin dünyada ve Türkiye’de iki büyük etkisi oldu. Bunlardan birincisi iş gücünün azalması. Özellikle de pandeminin ilk dönemlerinde, iş yerleri ve fabrikaların daha az insanla ve aralıklı çalışmasının etkisiyle iş gücünde azalmalar meydana geldi. Devamında ise, hastalanan kişiler nedeniyle iş gücü daha da seyreldi. Sürecin ikinci önemli etkisi de, evden çalışma düzeninin hayatımıza girmesi oldu. Bu iki etki, birçok sektörde ve özellikle üretimde bazı sorunlara sebep oldu. Bu noktada, dünya ve Türkiye olarak üretimde dijitalleşmenin çok kritik bir öneme sahip olduğunu öğrendik. Üretimdeki dijitalleşme; gerek operasyonel yönetimin dijitalleşmesi, gerekse makinelerin ve ekipmanların otonom çalışmasıyla iş gücünün seyrekleşmesi problemini telafi etti. Bununla beraber, dijitalleşme sistemlerini pandemiden önce kuran firmalar çok büyük avantajlar elde ettiler” diye konuştu.

“Toplum olarak yeniliklere çok açığız”
Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecindeki ilerlemesini de değerlendiren Özden, şunları aktardı: “Özellikle bankacılık sektörümüz ve e-Devlet uygulamalarımızı dünyadaki diğer ülkelerle kıyasladığımızda çok ileride olduğumuzu söyleyebilirim. Toplum olarak yeniliklere çok açığız. İnternet ve cep telefonu kullanımında dünyada önde gelen ülkelerden biriyiz. Dolayısıyla, dijitalleşmenin topluma yayılmasında kültürel olarak dünyadaki ileri ülkeler arasında olduğumuzu düşünüyorum. Örnek verecek olursam; bir yerli, milli mühendislik ve Ar-Ge firması olarak üretim operasyonlarındaki dijitalleşme çözümlerimizi Türkiye’de 23 yıldır sunuyoruz. Ülkemizdeki üreticilerin ise, uzun yıllara dayanan deneyim ve kullanım tecrübesi bulunuyor. Genç nüfusa sahip Türkiye’nin dijitalleşme konusunda geleceğinin parlak olduğuna inanıyorum. Bu nedenle, üretimde dijitalleşme düzeyimiz de hızla artacak.”

“Nitelikli yazılımcı eksikliği çok ciddi bir sorun”
Gerekli donanım ve teknolojik yeterlilik açısından Türkiye’nin Endüstri 4.0 konusunda yeterli olduğunu; ancak nitelikli yazılımcı eksikliğinin çok ciddi bir sorun teşkil ettiğini ifade eden Aylin Tülay Özden, “Sektörümüzün en önemli sorunlarından birinin nitelikli yazılımcı eksikliği olduğunu söyleyebiliriz. Ülkemizde özellikle yazılım, teknoloji ve bilgisayar bilimlerine gönül veren gençlerimiz ve deneyimli uzmanlarımız, idealist ve uluslararası vizyona sahipler. Yazılımcılar, özellikle internet teknolojileri, yapay zeka ve Endüstri 4.0 alt yapısını oluşturan teknolojileri doğası gereği mekandan bağımsız olarak kullanabiliyorlar. Uygun teknolojik donanımlara sahip bir profesyonel, mekan fark etmeksizin yazılım ve internet teknolojileri alanında çalışabilir. Dolayısıyla, bizim ülkemizde de uluslararası standartlarda teknoloji ürünleri geliştirebilecek insan kaynağımız mevcut ve bu insan kaynağı yurt dışından talep görüyor. Buradaki asıl problem, bu nitelikli insanların maalesef Türkiye’de kalmayı tercih etmemeleri. Ülkemizdeki ekonomik, çevresel ve sosyolojik koşulları iyileştirip, donanımlı insanların yurt dışı için değil Türkiye için çalışmalarını sağlamamız gerekiyor. Diğer taraftan, ülke olarak yerli ürünlerdense yabancı ürünleri tercih etme eğilimindeyiz. Bu eğilim, mühendislik çözümlerimizi ve hizmetlerimizi sunarken de karşımıza çıkıyor. Türkiye’den bir hizmet alan sanayicimiz, yurt dışından bir çözüm aldığında rahatlıkla birkaç kat ödeme yapabiliyor. Ancak çözüm ülkemizden geliyorsa biraz daha pazarlık yapmayı tercih ediyor” şeklinde konuştu.

“Sorunlara çözüm üreten mekanizmalar ve sistemler tasarlamamız gerekiyor”
Endüstri 4.0’ın insanların hayatlarına nasıl gireceği konusunda da görüşlerini paylaşan Özden, şöyle konuştu: “Mühendislik yaklaşımıyla bakarsak; IoT, yapay zeka ve diğer Endüstri 4.0 teknolojileriyle sorunlara çözüm üreten mekanizmalar ve sistemler tasarlamamız gerekiyor. Burada odaklanılması gereken konu, sahip olduğumuz bu teknolojileri hangi problemlere karşı çözümler üretmek için fabrikalarda kullanacağız? Günümüz teknolojileriyle birlikte bazı işlerde insanların yerini robotlar aldı. Endüstri 4.0’ın özellikle robotlaşma ve mekanikleşme boyutu Almanya ve Japonya gibi ülkelerde büyük bir öneme sahip. Ancak Türkiye ve Amerika örneğini ele alırsak, bu iki pazarda çok sayıda genç var. Bu gençler interneti çok yoğun kullandılar ve şu anda tamamen internetten eğitim görüyorlar. Mobil uygulamalara, cep telefonlarına çok aşinalar ve dijital dünyada yaşıyorlar. Alışverişlerini dijital dünyada yapıyorlar, iletişimlerini ve sohbetlerini sanal dünyada gerçekleştiriyorlar. Bu noktada, dünyada ve Türkiye’de genç nüfusun olduğu ama bu nüfusun sadece makinelerden, mekanik ve manuel operasyonlardan oluşan fabrikalarda çalışmak istemediği gerçeğini göz ardı edemeyiz. Dolayısıyla, Endüstri 4.0’ın hayatımıza nasıl gireceği konularını ele alırken çok yönlü düşünmemiz gerekiyor.”

“Biz sanayisi güçlü bir ülkeyiz”
Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasını artırması, dışarıya olan pek çok bağımlılığını azaltması ve ihracat miktarını artırması gerektiğini dile getiren Özden, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Biz sanayisi güçlü bir ülkeyiz. Elimizdeki kıymetli ve yetenekli nüfusumuzu üretim endüstrisine dâhil edecek formüller bulmalıyız. Tek başına robotlaşmanın Türkiye için doğru bir çözüm olduğunu düşünmüyorum. Bunu yaparsak, sonrasında doğacak insan gücüne nasıl bir iş, nasıl bir gelir bulacağız, bu nasıl bir sosyal patlama yaratacak gibi konuların üzerinde çok ciddi şekilde düşünülmesi gerektiğine inanıyorum. Üretimin geleceği kültürden ve sosyolojiden bağımsız olamaz.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ