Makine Haber

Otomotiv sektörünün yol haritası İstanbul’da masaya yatırıldı

Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan ‘İhracat Ana Planı’ kapsamında beş hedef sektörden biri seçilen otomotiv endüstrisine yönelik düzenlenen ‘Otomotiv Endüstrisi Ortak Akıl Çalıştayı’, ‘Gelecek Odağından Bakış; Otomotiv İhracat Gelirlerinde Sürdürülebilir Büyümeyi Sağlamak’ başlığıyla gerçekleştirildi.

Otomotiv sektörünün yol haritası İstanbul’da masaya yatırıldı

Türkiye ihracatının 13 yıldır üst üste lideri olan otomotiv sektörünün yol haritası, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) ev sahipliğinde düzenlenen ‘Otomotiv Endüstrisi Ortak Akıl Çalıştayı’nda ele alındı. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan ‘İhracat Ana Planı’ kapsamında beş hedef sektörden biri seçilen otomotiv endüstrisine yönelik çalıştay, ‘Gelecek Odağından Bakış; Otomotiv İhracat Gelirlerinde Sürdürülebilir Büyümeyi Sağlamak’ başlığı ile gerçekleştirildi. Çalıştayda; ihracatta sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için hedef pazarlardan üretim teşviklerine, yeni yatırımlardan ihracat uygulamalarına kadar gerekli düzenlemeler ve politikalar konusunda değerlendirmeler ile öneriler ele alındı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik’in ev sahipliğinde düzenlenen çalıştaya; Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, TİM Başkanı İsmail Gülle ve OİB Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra, bürokrasi ve sektörün önde gelen sivil toplum örgütleri ve şirketlerinin yöneticileri katıldı.

Çelik: “Bu yıl 14. şampiyonluğa çok yakınız”
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, ‘İhracat Ana Planı’ kapsamında otomotiv endüstrisinin 2023 yılı hedefinin yaklaşık 44 milyar dolar olduğunu hatırlattı. OİB olarak, söz konusu hedefe ulaşma yolunda tüm güçleriyle çalıştıklarını ifade eden Çelik, şunları söyledi: “Türkiye ihracatının yaklaşık beşte birini tek başına gerçekleştiren otomotiv sektörü olarak, bu yıl 14. şampiyonluğa çok yakınız. Ülkemiz, Avrupa’nın ikinci büyük ticari araç üreticisi olmasının yanı sıra, dünyanın 15’inci, Avrupa’nın ise beşinci büyük motorlu araç üreticisi konumunda. Endüstrimizin 32 milyar dolara yaklaşan ihracatı, pek çok ülkenin toplam ihracatından fazla. Ülkemizde üretilen motorlu araçların yüzde 85’i ihraç edilirken, başlıca ihracat pazarlarımızı AB ülkeleri oluşturuyor. AB pazarındaki güçlü konumumuzu korumak ve ABD, Rusya, Kuzey Afrika, Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere pazar çeşitliliği sağlamak, önümüzdeki yıllarda temel önceliklerimiz arasında yer alacak” dedi.

“Dönüşüm, tehdit ve fırsatları beraberinde getiriyor”
Otomotiv endüstrisinde günümüzde yaşanan dönüşümün yeni tehdit ve fırsatları beraberinde getirdiğini de vurgulayan Çelik, “Endüstride yaşanan dönüşüm; kabaca 100 yıllık otomotiv endüstrisi tarihinde bugüne kadar öne çıkmış ülkeler ile diğer ülkeleri büyük ölçüde eşit konuma getiriyor. Bunu büyük bir fırsat olarak görüyor, Türkiye otomotiv endüstrisinin yaşanan bu dönüşümün güçlü bir parçası olacağına inanıyoruz. Yaratıcılık, yenilikçilik ve özgünlük içeren yeni projelerin teşvik edilmesi, ihracatımızın yüksek katma değerli ve istikrarlı bir şekilde büyütülmesi hedefli çalışmalar sektör için büyük bir önem taşıyor. Bu anlamda, otomotiv eko-sisteminde fark yaratacak elektrikli ve otonom araç yatırımlarının ülkemize çekilmesi önemli” dedi.

Pekcan: “İş insanlarının açamayacağı kapı yok”
Çalıştaya katılan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da, konuşmasında şunları söyledi: “Otomotiv ihracatımızda, küresel ekonomik gelişmelerden kaynaklı bir gerileme söz konusu. Ama ithalatta da aynı şekilde düşüş var. Anlaşmasız Brexit halinde de en çok etkilenen sektörlerin başında otomotiv gelecek. Bakanlık olarak bunun için yapabileceklerimiz konusunda çalışıyoruz. Sektörümüz de kendi partnerleri açısından bu sürecin içinde olmalı. Çünkü, bizim siyasi olarak ulaşamadığımız ticari noktalar olabiliyor. İş insanlarının açamayacağı kapı yok. Onların sürece dahil olmasıyla sorunlar aşılabilir. Bu çalıştayda, sektörümüzün yol haritası ile yapabileceklerimizi belirlemeliyiz. Daha fazla Ar-Ge ve katma değeri yüksek ürünlerle önümüzdeki dönemde daha sağlam ilerleyeceğimize inanıyoruz.”

Gülle: “İhracatın lokomotif sektörü”
Otomotiv endüstrisinin ihracatın lokomotif sektörü olduğunun altını çizerek konuşmasına başlayan TİM Başkanı İsmail Gülle ise, “Otomotiv hem ihracat hacmi, hem de 7,2 dolar olan birim değeri ile en önemli sektörlerin başında geliyor. Bunda sektörün Ar-Ge ve tasarıma verdiği önemin da payı büyük. Otomotiv ana sanayiinde 8 tasarım merkezi, 24 Ar-Ge merkezi bulunurken; tedarik sanayiinde 128 Ar-Ge merkezi, otomotiv tasarımı ve mühendislik alanında ise 5 Ar-Ge merkezi ve 2 tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. Sektörü Ar-Ge ve tasarıma verdikleri önem dolayısıyla kutluyorum. Bu merkezlerden çıkacak yeni patentlerle yeni ürünler geliştirip ihraç ettiğimizde, bunun katkısını ihracatta net bir artış olarak görürüz” ifadelerini kullandı.

Sabuncu: “Sektör öncelikle yeni nesil araç üretimine hazır olmalı”
Özellikle üç konuya ağırlık verilmesi gerektiğini öne süren OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Sabuncu, sektörün öncelikle yeni nesil araç üretimine hazır olması gerektiğini söyledi. Sabuncu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ardından, daha fazla inovasyon, Ar-Ge ve patentimiz olmalı. Rekabetçiliği de korumamız lazım. Bunun maliyetleri kontrol altına almak gibi bir sürü alt kırılımı var. Devletten Gümrük Birliği’nin güncellenmesini bekliyoruz. Otomotiv sektörünün de mutlaka korunması gerekiyor. Yine ABD, Çin’den ihracatını azaltarak başka ülkelere yöneliyor. Bu noktada Türkiye için fırsat var.”

Eroldu: “Yeni oyuncular için Türkiye bir cazibe merkezi olmalı”
TOFAŞ CEO’su ve OSD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Eroldu da, “İç pazar büyütülmeli ve yeni oyuncular için Türkiye bir cazibe merkezi olmalı. Mevcut yatırımların büyümesi için de bu durum önemli” dedi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ