Makine Haber

Karavelioğlu: “Pandemi döneminde rakiplerimizden pozitif yönde ayrıştık”

Dünyada makine teçhizat yatırımlarının en erken iki yılda eski haline dönmesini beklediklerini belirten MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, uluslararası ticaretin bir anda kesildiği bir dönemde dünya makine ticareti yüzde 20 düşerken; kayıplarını yüzde 12’nin altında tutarak rakiplerinden pozitif yönde ayrıştıklarını söyledi.

Karavelioğlu: “Pandemi döneminde rakiplerimizden pozitif yönde ayrıştık”

Pandemide ilk dalganın yaşandığı ikinci çeyrekte yüzde 27’lik ihracat kaybı yaşayan makine sektörü, Temmuz ayında 2019 yılının aynı ayındaki 1,5 milyar dolarlık ihracat performansını yakalayarak olumlu sinyaller verdi. Bu yıl da Temmuz ayında 1,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektörün ilk 7 aylık ihracatı ise, 2019’a göre yüzde 11,9’luk düşüşle 9,1 milyar dolar oldu. Makineciler en çok ihracat yaptıkları beş ülke olan Almanya, ABD, İngiltere, İtalya ve Fransa’da 7 ayda toplam 600 milyon dolarlık kayıp yaşarken, Rusya’ya ihracatlarını ise yüzde 19 oranında artırdılar.

“Yatırımların en erken iki yıl içinde eski haline dönmesini bekliyoruz”
Dünyada makine teçhizat yatırımlarının en erken iki yıl içinde eski haline dönmesini beklediklerini vurgulayan Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Uluslararası ticaretin bir anda kesildiği bir dönemde dünya makine ticareti yüzde 20 düşerken; biz kaybımızı yüzde 12’nin altında tutarak, rakiplerimizden pozitif yönde ayrıştık. Bundan sonraki süreç için de ikinci dalga riskini göz önünde bulundurarak çalışıyoruz. Alt sektörlerimizle yaptığımız görüşmelerde; firmaların yeni bir kriz yönetimi için şimdiden hazırlık yaptıklarını, eğer kötümser senaryo hayata geçer ise bundan en az hasarla çıkmak için çalıştıklarını görüyoruz” diye konuştu.

“İkinci dalga yaşanmazsa, geçen yılın rakamlarına yaklaşabiliriz”
Ana pazarları olan ülkelerde imalatçı sektörler henüz tam kapasiteyle açılmamasına rağmen, son dönemde yeni sipariş almaya başladıklarını da sözlerine ekleyen Karavelioğlu, şunları aktardı: “Bu canlanma, güçlü firmaların iyimserliğini artırdı. Eğer ikinci dalga yaşanmazsa, birçok alt sektörde geçen yılın rakamlarına yaklaşabiliriz.”
Türkiye Makine Federasyonu’na bağlı alt sektör dernekleriyle irtibat halinde, pandemi deneyiminin farklı ürün gruplarına olan ihtiyaçları nasıl etkileyeceğini analiz ettiklerini belirten Karavelioğlu, “Karantina süreci tüm toplumlarda yaşam tarzının sorgulandığı, gerçek imkân ve ihtiyaçların net biçimde ortaya çıktığı bir dönem oldu. Bunun tüketim ve yatırım ortamı üzerinde derin izleri olacaktır. Tüketim alışkanlıklarındaki değişimin hangi sanayi dallarını nasıl etkileyeceği, hangilerinde yatırım ihtiyacı artarken hangilerinde atıl kapasiteyi artıracağı henüz bilinmiyor. Fakat biz ağırlıklı KOBİ yapımızdan kaynaklanan esnek, çevik ve dayanıklı bünyemizle, bu değişime çok çabuk ayak uydurabiliriz; yeter ki likidite sıkıntısına düşmeyelim” ifadelerini kullandı.

“Makine imalatında yüksek bir çeşitliliğe sahibiz”
Dünyanın en geniş üretim yelpazesini oluşturan makine imalatında Türkiye’nin yüksek bir çeşitliliğe sahip olduğunu ve doğru yatırımlarla hemen her teknoloji seviyesinden makineler üretebildiklerini söyleyen Kutlu Karavelioğlu, şöyle devam etti: “Ülkemiz, bu atılımı gerçekleştirmek için makine ithalatını kayıtsız şartsız dizginlemek ve rakip ülkelerin değil, kendi imalatçısının teknoloji geliştirmesine kaynak aktarmak zorunda. Dijitalleşmenin yeni döneme entegrasyonda önemini daha da artıracağını akılda tutarak hep birlikte çalışmalıyız. İmalat sanayimizdeki tüm süreçleri olabildiğince dijitalleştirmeliyiz. Sektör özelinde hamle yapılması gereken alan ise tasarım ve doğrulama süreçleridir. Butik imalatın hızını artırmak ve optimum tasarımla karbon ayak izini azaltmak bakımından bu alanların geliştirilmesi son derece önemli.”

“Korumacı politikalar günümüzün mecburiyetidir”
Korumacı politikaların günümüzün mecburiyeti olduğuna ve ilave gümrük vergilerinin küresel üretim ve ticarette normalleşme sağlanana kadar yürürlükte kalması gerektiğini öne süren Karavelioğlu, “Üretim yatırımlarının hızla gerilediği kriz ortamında, bilhassa doğu menşeli makinelerin dampingle ve büyük finansman kampanyaları ile gümrük duvarlarını kolaylıkla aştığını görüyoruz. Avrupa Birliği ülkeleri buna karşı kapsamlı tedbirler geliştirirken, ülkemizde bu politikalara muhalefet ediliyor. Makine imalat sanayiimizin esasen montaj sektörü olduğuna dair spekülasyonlarla ilave vergilerin kaldırılması talep ediliyor. TUİK’in katma değer oranı verileri, sektörün genel imalat sanayii içinde zirvede olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa’nın altıncı büyük makine imalatçısı olan Türkiye’nin makineleri, bugün çökmekte olan küresel tedarik zincirlerini çok önceden kurmuş bulunan rakip ülkelerin makinelerinden daha yerlidir” dedi.

“Makine sektörü karantina sürecinde üretimi durdurmadı”
Makine sektörünün bakım, onarım ve kamu sağlığı için açık kalma mecburiyeti nedeniyle karantina sürecinde üretimi durdurmadığına dikkat çeken MAİB Başkanı Karavelioğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Makine imalatçılarıyla yaptığımız son ankette; yurt dışı seyahat engeli, yükümlülüklerin ertelenmesi ile alacakların tahsilatı, yani likidite ve kapasite kullanım düşüklüğü en önemli güncel sorunlar olarak öne çıkıyor. Salgınla ilgili hangi senaryo yaşanırsa yaşansın, acilen bu sorunların çözülmesi gerekiyor.”

“Türkiye, makine imalat sanayisini güçlü tuttuğu ölçüde büyük hedeflere ulaşacak”
Normalleşme adımlarıyla birlikte imalat sanayii genelinde kapasite kullanım oranı artışını değerlendiren Karavelioğlu, makine imalatçılarının kapasitelerini yüzde 80’inin üzerine çıkarmadan normalleşemeyeceğini dile getirdi. Karavelioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Yeniden verimli üretim ve yatırım yapabileceğimiz, kâr elde edebileceğimiz, teknoloji geliştirip, Ar-Ge’ye kaynak sağlayabileceğimiz bir dönemi iple çekiyoruz. Küresel sınır aşan üretim zincirilerinde değerin en büyük kısımları olan bilgi, markalaşma ve teknolojinin yoğunlaştığı son halkada yer almak istiyoruz. Bunları başarmak için şu an boşta olan kapasitelerimizi harekete geçirmek dâhi yeterli. Çünkü, yeni dönemde artık ucuz değil, güvenilir tedarik ve yakın coğrafya önem taşıyor. Daha kısa zincirlerin hâkim olduğu, daha küçük partilerle ticari işlemlerin yapıldığı bir anlayış öne çıkıyor. Bölgesel anlaşmaların yerini ikili anlaşmaların alacağı bu dönemde, bütün serbest ticaret anlaşmalarının çekirdeğini makine oluşturacak. Türkiye, makine imalat sanayisini güçlü tuttuğu ölçüde büyük hedeflere ulaşacak.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ