Makine Haber

Karavelioğlu: “Makinecilerimiz, dünyadaki rakiplerinden daha iyi bir performans sergiliyorlar”

Yıl sonuna kadar dünya makine ticaretindeki kaybın 500 milyar doları bulacağını ifade eden Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, Türk makine sektörünün sert rekabete rağmen kaybını en az seviyede tutacağını dile getirdi.

Karavelioğlu: “Makinecilerimiz, dünyadaki rakiplerinden daha iyi bir performans sergiliyorlar”

Makine sektörü, pandemi nedeniyle yaşanan küresel durgunluğa rağmen, geçen yıl olduğu gibi bu sene de Ağustos ayında 1,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk sekiz ayında ihracatı yüzde 10,6 daralarak 10,4 milyar dolar olarak gerçekleşen sektörün toplam kaybı, son 12 aylık dönemde yüzde 5,9 seviyesinde kaldı.
Bugüne kadar dünya makine ticareti arttığında herkesten fazla ihracat artışı gerçekleştirdiklerini ifade eden Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, daralma dönemlerinde ise herkesten az düşüş yaşadıklarına dikkat çekti. Karavelioğlu, şunları söyledi: “Rakamlar uluslararası rekabet gücümüzün kanıtı. Koşullar her ne olursa olsun, makinecilerimiz dünyadaki rakiplerinden daha iyi bir performans ortaya koyuyorlar. Fakat biz bu verileri tek başına yeterli bulmuyoruz. Ülkemizin, makine imalatçılarımızın mevcut üretim kapasitesini azami ölçüde değerlendirerek, sınırlı döviz kaynaklarını verimli kullanması gerektiğine inanıyoruz. Ağustos ayında bu ihtiyaç iyice görünür hale geldi. Ellerindeki sipariş durumunu sorduğumuz imalatçılarımızın büyük bölümü, önümüzdeki üç ilâ dokuz ay arasındaki sürecin sektör için çok zorlu geçeceğini belirtti. Bugün itibariyle telafi edilemez bir hasarımız yok; ancak artık makine sektörüne kayıtsız şartsız sahip çıkma zamanı.”

“Dünya makine ticaretindeki daralma 500 milyar doları bulacak”
Yılsonuna kadar dünya makine ticaretindeki daralmanın 500 milyar doları bulacağını vurgulayan Karavelioğlu, “Ancak, bundan böyle teknolojisi yüksek ürün gruplarının önü daha da açılacak. Evet, pasta önemli ölçüde küçüldü; ama Türk makine sektörü sert rekabete rağmen kaybını en az seviyede tutacak. Çünkü, Türkiye’de çok güçlü bir üretim alt yapısı var. 36 OECD üyesi içinde, makine ihracatında en yüksek yerli katma değer oranına sahip altıncı ülkeyiz. Japonya’nın yüzde 90 ile birinci olduğu sıralamada, biz yüzde 76,7 ile Almanya’nın hemen ardından geliyoruz. Bu durum, dünyada çökmekte olan tedarik zincirlerinden rakiplerimiz kadar etkilenmeyişimizin de sebebi. Bu başarı bizi bir konfor alanına hapsetmiyor. Çünkü, yerlileşememiş ihtiyaçlarımız için rakiplerimize kaynak aktarmayı sürdürüyoruz. Yerlilik oranımızı zirveye taşımamızın koşulu, nitelikli çelik ve endüstriyel elektronikte yerli arzın oluşmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Makinelerimizi 200 ülkeye ihraç ediyoruz”
İmal ettikleri makineleri dünyanın 200 ülkesine ihraç ettiklerine dikkat çeken Karavelioğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Mühendislik kalitemizi günbegün artırarak, teknolojik rekabetimizi hep yukarıya taşıyoruz. Ülkemizin makine sektörünün sağladığı rekabet gücünü arkasına alması gerekiyor. Fakat, toplam kapasitemizin üçte biri halen boşta bekliyor.”
Kapasiteler boş kaldığı müddetçe, makine imalatçılarının yeni ya da tevsi modernizasyon yatırımı yapmayacaklarını ve siparişler eski seviyesine yükselene kadar yatırımlarını erteleyeceklerini belirten Kutlu Karavelioğlu, “Firmaların Temmuz sonu durumunu ve sene sonuna dair beklentilerini sorguladığımız son ankette, imalatının normal düzeyde sürdüğünü söyleyen firmaların oranı yüzde 50’nin altında kaldı. Ellerindeki siparişleri üç aya kadar tamamlayacaklarını söyleyen firmaların oranı ise yüzde 78,8. Oysa sektörün doluluk ortalaması normal zamanda 6-12 ay arasında değişir. Yani siparişler tamamen durursa, her 5 firmadan 4’ü üç aya kadar boşa çıkacak. Bu durum; sanayi, enerji, madencilik, inşaat, alt yapı ve sair hizmet sektörlerinden kullanıcıların yatırımlarının halen askıda olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

“Dünya makine ithalatı yüzde 19 azaldı”
Dünya makine ithalatının yüzde 19 azaldığı ilk 7 ayda, Türkiye’nin makine ithalatının yüzde 1,5 artarak 14,4 milyar dolara ulaştığını kaydeden Karavelioğlu, makine dış ticaret açığının da 5 milyar dolara yaklaştığını açıkladı. Karavelioğlu, şunları ifade etti: “2020 yılının ilk altı ayında toplamları 82 milyar TL’yi bulan 4 binden fazla Yatırım Teşvik Belgesi verildi. Bu yatırımlar kapsamında, 5,5 milyar dolarlık yabancı makine ve teçhizatın koruyucu tedbirlerden muaf olarak ithaline de onay verilmiş oldu. Yerli ve gümrük işlemleri önceden yapılmış ithal makineler için tahsis edilen değer ise 34 milyar TL’nin altında kaldı. Yatırım teşvik sistemi ile sağlanan avantajlar, kur riskine rağmen yatırımcıyı ithal makineye yönlendiriyor. Büyük proje ve özellikle de sınai yatırımlarda yerliliği özendiren, destekleyen mekanizmaların hayata geçemeyişi büyük zaaf oluşturuyor.”

“Bir bakıma bindiğimiz dalı kesiyoruz”
Arsa, bina sair ihtiyaçları dikkate almayıp sadece makine ve teçhizat için ayrılan bütçelere bakıldığında; hizmetlerde yüzde 73’e, madencilikte yüzde 68’e, tarımda yüzde 94’e, enerjide yüzde 54’e ulaşan yerli makine tercihinin, imalat sanayiinde yüzde 36’da kaldığına dikkat çeken Karavelioğlu, “Bu durum, Türkiye’nin yatırımlarının yarıdan fazlasını yapan imalat sanayiimizin yabancı teknolojiye bağımlılığını uzun yıllar sürdüreceği anlamı da taşıyor. Rakiplerin teknoloji geliştirmesini destekleyerek, bir bakıma bindiğimiz dalı kesiyoruz. İthal makineye talebi azaltacak bir teşvik mekanizması kurgulanıp yerli imalatımız desteklenirse, cari açığımız derhal ve olumlu yönde etkilenecektir. Öte yandan, belli ülkelerin mallarına karşı koyulan ilave gümrük vergileri, sınırlı alanlar ve oranlar bakımından henüz etkin görünmese de, irade beyanı olmaları bakımından önemlidir. Bu uygulamalar yaygınlaştırmalı ve oranlarda mütekabiliyet sağlanmalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ