Makine Haber

Karavelioğlu: “Makine sektörü, yeni siparişlerle 2021’i daha verimli geçirecek”

Makine ihracatında Türkiye’nin yılsonu tahmininin 17 milyar dolar olduğunu; ancak Noel tatilinin erkene çekilmesinin bir kısım sevkiyatı sene başına sarkıtabileceğini belirten MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, yeni siparişlerle 2021’i daha verimli bir şekilde geçireceklerini ifade etti.

Karavelioğlu: “Makine sektörü, yeni siparişlerle 2021’i daha verimli geçirecek”

Kasım ayında ihracatını geçen yılın aynı ayına göre 66 milyon dolar artırarak 1,6 milyar dolara taşıyan makine sektörü, Almanya, ABD ve İngiltere gibi ana pazarlarında geçen yılın ihracat rakamlarına çok yaklaştı. Karantinada kapanan birçok ülkede ihracat düşüşünü tek haneye indiren sektör, yükselişi devam eden Rusya pazarında ise ihracatını yüzde 21,6 artırdı.
Türkiye’de sanayi üretiminde güçlü bir toparlanma olduğunu ve genel imalat sanayisinin eski seviyelerine doğru yükselmeye başladığını ifade eden Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Makine teçhizat yatırımlarının Almanya ve İngiltere’de yüzde 16, ABD’de ise yüzde 11 düştüğü bu yılı, makine teçhizat yatırımlarında yüzde 9’luk artışla kapatacağız. Yurt içindeki toparlanma ihracat verilerimize de olumlu şekilde yansıyor. 2020 sonunda, dünya makine ihracatının 300 milyar dolara yakın kayıpla yüzde 12 kadar daralacağı tahmin ediliyor. Biz, kaybımızı yüzde 5’e doğru çekerek 1 milyar doların altında tutmayı başaracağız” dedi.

“Üretimimiz ve kapasite kullanım oranlarımız artmaya başladı”
Makine ihracatında Türkiye’nin yılsonu tahmininin 17 milyar dolar olduğunu; ancak Noel tatilinin erkene çekilmesinin bir kısım sevkiyatı sene başına sarkıtabileceğini belirten Karavelioğlu, şunları aktardı: “Üretimimiz ve kapasite kullanım oranlarımız artmaya başladı. Karşılaştırmalı göstergelerimiz birçok ülkeden daha iyi. Ana pazarlarımızdan Almanya’nın dünyadan makine ithalatı yüzde 13 düşerken; Türkiye’den makine ithalatı yüzde 6 azaldı. Dünyadan makine ithalatı yüzde 19 düşen İngiltere’nin bizden ithalatı sadece yüzde 3,1 azaldı. İhracatımız düşerken dâhi pazar payımızı artırabildiğimizi gösteren birçok benzer örnek; rakiplerimizden önce pozitife geçeceğimizin ve yeni siparişlerle 2021’i daha verimli geçireceğimizin işareti.”

“Yaptığımız araştırmada çarpıcı sonuçlara ulaştık”
Koronavirüsün makine imalatçısı firmalara etkisini tespit etmek üzere Kasım ayında yeni bir araştırma yaptıklarını hatırlatan Karavelioğlu, firmaların yanıtlarını analiz ettiklerinde çarpıcı sonuçlara ulaştıklarını dile getirdi. Karavelioğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Salgının ilk zamanlarına göre sektörün kendine güveninin arttığını gözlemliyoruz. Sektör, likiditesini koruyabilmek kaydıyla bu krizi de lehine çevireceğine dair bir farkındalığa kavuşmuş görünüyor. Birinci dalgada firmaların yarısı ciro kaybı yaşamıştı; 10 ay sonunda bunun yüzde 27’ye kadar gerilediğini görüyoruz. Firmaların yüzde 70’ten fazlası, ihracat gelirinde ve bilanço kârında kayıp yaşamadan seneyi tamamlayacağını söylüyor. Siparişlerde ve tevsi modernizasyon yatırımlarımızda artış görüyoruz. Kapasite kullanım oranlarımız alışılmış seviyelerine doğru yükselmeye başladı. Fakat, halen yeni siparişler için yüzde 30’a yakın atıl potansiyelimiz mevcut.”

“Önümüzde yerli imalatçılarımızı korumamız gereken çok zorlu iki sene var”
Türkiye’de makine teçhizat yatırımlarında yedi çeyrek sonra artış başlamasına karşın, küresel hacimde 1 trilyon dolarlık kayıp olduğunu ve salgın öncesi seviyesine 2022 ortasında gelmesinin beklendiğinin altını çizen Kutlu Karavelioğlu, “Önümüzde yerli imalatçılarımızı korumamız gereken çok zorlu iki sene var. Bu yıl Türkiye’de makine üretimi yüzde 5 artarken; makine kurulumu ise yüzde 8 dolayında arttı. Artış olumlu; fakat iki oran arasındaki fark ciddi ithalat artışının da bir göstergesi. Dünya makine ithalatı yüzde 12 kadar azalmışken ithalatı artan birkaç ülkeden biriyiz. Yerli imalatçıyı ezici boyutlara ulaşan ithalat artışı 10 ayda yüzde 10,5’i, son 3 ayda yüzde 32’yi buldu. Bu artışta Uzak Doğu ülkelerinin dampingli ve finansman destekli mallarının etkisi büyük. Türkiye ilk 10 ayda Asya’dan gelen makinelere 2,2 milyar dolar fazla para ödemiş, toplam makine ithalatımız 22 milyar doları geçmiş. Oysa dünya makine ticaretinde artık fiyata bakılmıyor. Gelişmiş ülkeler zamanında teslimata, güvene ve kaliteye bakıyor. Bir sanayici bu üç koşulu önce kendi ülkesinde aramalı.”

“Asya ülkeleri büyük bir iş birliğine gittiler”
Geçen ay 15 Asyalı ülkenin imzasıyla yürürlüğe giren Asya Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklığı’nın (RCEP) 2,7 milyon insanı ve 26 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğü kapsadığına işaret eden Karavelioğlu, “Küresel değer zincirinin Batı’ya doğru kısalacağı konuşulurken, Asya ülkeleri büyük bir iş birliğine gittiler. Bölgenin ihracatı içinde yüzde 40 seviyesinde olan iç ticaretini yüzde 60’a taşıyacak bir adım atıldı. RCEP bölgesi küresel sermaye ve finans sektörünün artık daha fazla ilgisini çekecek ve daha fazla yatırım alacak. Bu rekabette yer alabilmek için Türkiye bölgede daha aktif olmalı ve Asya-Pasifik ülkeleri ile mütekabiliyet eksenli ticaret ve yatırım anlaşmaları yapmalı. Makine imalat sektörüne verilen desteklerde de rakip ülkelerden geri kalmamalı” ifadelerini kullandı.

“Gayri adil rekabet dışında çekineceğimiz bir şey yok”
Türkiye’nin yılsonuna kadar makine ithalatının 8 milyar dolara ulaşacağı RCEP bölgesine yılda 750 milyon dolarlık makine ihracatı yapabildiğine dikkat çeken Karavelioğlu, şu şekilde devam etti: “İhracatının yüzde 65’ini Avrupa ve Kuzey Amerika’ya yapan bir sektör, neden Doğu’dan daha fazla pay alamasın? Kendi markalarımızı öne çıkarmamızı gerektiren bir kalite düzeyine ulaşmışken, gayri adil rekabet dışında çekineceğimiz şey olmaz. Bu sağlanana kadar makinelerimize engel koyan ülkelere karşı savunmamızı indiremeyeceğimiz gibi, neredeyse kabullenilmiş bu tek yönlü trafiğe toplumca karşı koymalıyız.”

“Almanya ile çok daha yakın bir ilişki yürütüyoruz”
Asya pazarında rekabetçi olmak isteyen makine sektörünün teknik ve ticari ortağının Avrupa Birliği üyelerinin olmaya devam edeceğini bildiren Kutlu Karavelioğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Doğu ile rekabete hazırlanırken; Batı’daki ortaklarımızla özellikle dijitalleşme, otomasyon ve Endüstri 4.0 uygulamaları konularında yeni projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Kalite anlayışımız ve iş yapma kültürümüz örtüşen Almanya ile de çok daha yakın bir ilişki yürütüyoruz. Almanya’da bir üyesi olduğumuz Teknoloji Akademisi ile önceki hafta gerçekleştirdiğimiz son etkinliğimizde, iki ülke sektörleri ve firmaları arasında mevcut iş birliğini nasıl artırabileceğimizi değerlendirdik. Çin’de iki şube birden kurmuş bulunan akademinin Türkiye şubesini, yerli imalatımızı önceleyecek şekilde hayata geçirmenin yollarını arayacağız. ‘Türkiye’nin Makinecileri’ markasıyla yürüttüğümüz sektörel çalışmalarımızı 2021’de de aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ