Makine Haber

Karavelioğlu: “Küresel makine ticaretindeki payımızı her geçen yıl artırıyoruz”

2021’in ilk çeyreğinde baz etkisi olmadan yakalanan yüzde 15’lik artıştan sonra, nisan ayında da geçen yıla göre yüzde 100 ihracat artışı olduğuna dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, tüketimdeki farklılaşma nedeniyle küresel imalat sanayi yatırımlarının hızla yenilendiğini vurguladı.

Karavelioğlu: “Küresel makine ticaretindeki payımızı her geçen yıl artırıyoruz”

Avrupalı birçok ülkenin Türkiye’den ithalatında birinci sırada yer alan ve küresel makine ticaretindeki payını her geçen yıl artıran makine sektörü, yılın ilk dört ayında 7,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Almanya, ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya en fazla Türk makinesi alan ülkeler olurken; AB genelindeki artış yüzde 38’e ulaştı.

“2019 verileriyle karşılaştırma yapmayı sürdüreceğiz”
Sektörün ihracat performansını en net şekilde ortaya koymak üzere 2019 verileriyle karşılaştırma yapmayı sürdüreceklerini belirten Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Tüketimdeki farklılaşma nedeniyle, küresel imalat sanayi yatırımlarını hızla yeniliyor ve sektörümüz artan talebe yanıt verebilmek için çok yoğun çalışıyor. Yakaladığımız olağanüstü performansın pandeminin baz etkisine dayandığı zannedilmesin. Başarımızı, rakiplerimizin tersine ihracat artışı ile kapatmış olduğumuz 2019 yılındaki verilerimizle kıyaslayarak da ortaya koyuyoruz” dedi.

“Pandemi süreci bize yeni dostlar kazandırdı”
Son üç yılın verilerini karşılaştırmalı örneklerle açıklayan Karavelioğlu, şunları söyledi: “Yılın ilk dört ayında 3,5 milyar dolarlık ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımıza geçen yıl 2,5 milyar dolar, 2019 yılında ise 2,9 milyar dolarlık ihracatımız olmuş. Bu ülkelere ihracatımız son bir yılda yüzde 43, son iki yılda yüzde 22 artmış. Ülke bazında daha çarpıcı örneklerimiz var. Son iki yılın artışı İspanya’da yüzde 30, Rusya, İran ve Mısır’da yüzde 50’yi aşıyor. Ukrayna ve Özbekistan’da ise artış yüzde 100 civarında. Pandemi süreci bize yeni dostlar kazandırdı ve geçen yıla göre toplam ihracatımızda yüzde 30 artış yaşandı. Fakat biz 2020’nin güdük verilerine bakarak kendimizi avutmuyoruz; 2019 yılına göre yüzde 17 artış sağladığımız için memnuniyet duyuyoruz.”

“Ürünlerimizin fiyatları uluslararası piyasada yükselmeye devam ediyor”
İkili ilişkilerdeki bazı sorunlar nedeniyle ihracatta sıkıntı yaşayan türbin ve turbojetler ile karantina döneminde lüks tüketim olarak görülen deri işleme makinaları dışında pandeminin etkilerini gideremeyen alt sektör kalmadığının altını çizen Karavelioğlu, “İlk dört ayda yurt dışına 1,2 milyon tonun üzerinde makine sevk ettik ve ürünlerimizin fiyatları uluslararası piyasada yükselmeye devam ediyor. En yüksek performans gösterdiğimiz 10 alt sektörde iki yıllık ihracat artışımız yüzde 20 oldu. Yüzde 37 artan elektrik motoru ve jeneratörleri, yüzde 35 artan tekstil ve konfeksiyon makineleri takip ediyor. Fakat önemli olan; topyekûn bir performansla 2019 rakamlarımıza 1,3 milyar dolar ilave etmemiz ve bu badireden başarıyla çıkmakta oluşumuzdur. Önceki kriz dönemlerinde olduğu gibi, bu süreci de bütün rakiplerimizin gıpta edeceği bir performansla tamamlayacağız” diye konuştu.

“Örtülü devlet destekleri ile firma satın alıyorlar”
Pandemi gündemi ile ABD seçim sonuçlarının küresel ölçekte yaşanan güç mücadelesini yumuşatmaya yetmediğine dikkat eden Kutlu Karavelioğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Çin’in hegemonik hedefleri doğrultusunda hızla yaygınlaştırdığı ikili anlaşmalarla, küresel üretim, ticaret ve stratejik yatırımlardan daha fazla pay alma gayreti devam ediyor. İleri teknolojiye ulaşmak üzere, örtülü devlet destekleri ile yaptıkları firma satın almaları da Batı toplumları tarafından kaygıyla izleniyor.”

“AB ile Türkiye ilişkilerinin önemi giderek artıyor”
AB’nin büyük satınalma gücü ve ileri sanayi teknolojilerindeki üstünlüğü nedeniyle ABD ve Çin için vazgeçilmez bir kutup olduğunu belirten Karavelioğlu, AB ile Türkiye ilişkilerinin de önemini giderek arttığının altını çizdi. Karavelioğlu, “AB, ABD ve Çin üçgeninde olup bitenler bizi yakından ilgilendiriyor. Almanya’nın dönem başkanlığında bir yumuşama adımı olarak liderler arası mutabakatla imzalanan AB-Çin Serbest Yatırım Anlaşması, artan kamuoyu baskısı nedeniyle AB parlamentosundan onay alamadı. Türkiye’nin Avrupa ve Avrupa’ya mal satmak isteyenler için stratejik bir önemi var ve sektörümüz yükselen performansı ile bütün krizleri lehine çevirme yeteneğine sahip olduğunu bir defa daha gösterdi. Pandemi sebebiyle Fransa, İtalya ve İspanya gibi Güney Avrupa devletlerindeki sıkıntılar devam ediyor. Türk makine sektörü ise, bölgede artan faaliyetleri ile sınai ve teknolojik iş birliklerinden aldığı payı sürekli artırıyor” ifadelerini kullandı.

“Dış ticaret açığındaki artış kaygı verici”
Geçen yıl 11 milyar dolara ulaşan dış ticaret açığının yılın ilk çeyreği sonunda yüzde 29 artarak 2,8 milyar dolara kadar yükselmesini kaygı verici bulduklarını belirten Kutlu Karavelioğlu, şöyle devam etti: “Makine ithal etmenin yıllarca sürecek bağımlılıklar oluşturduğunu her fırsatta söylüyoruz. Bu alışkanlığın Türkiye’nin cari açığına çok menfi etkileri olduğunu da istatistiklerle gözler önüne seriyoruz. Üretiminin yüzde 60’ını ihraç etmekte olan bir sektör olarak, rekabet gücümüzü artırmak üzere ölçek büyütmek zorundayız; fakat iç talepten sadece yüzde 33 pay alabiliyoruz. Sektörümüzün karşılaştığı en büyük tehlike Batı’dan gelen kredili mallar değil, Doğu’dan gelen dampingli ve düşük teknolojili mallar.”

“Petrol alır gibi makine ithal etmeyi sürdüremeyiz”
Damping soruşturmalarında süreçlerin yılları aşmasının ve anti-damping vergilerinin işlevsizliğinin ileri ülkeleri ilave gümrük vergileri koymaya mecbur bıraktığını belirten Karavelioğlu, “Bizim kendi koyduğumuz vergileri teşvik kapsamına alıp uygulanamaz hale getirmemiz başlı başına bir haksız rekabet konusu. Oysa 11. Kalkınma Planı, sektöre yönelik tehditlere karşı tedbirler geliştirmeyi emrediyor. Bu tedbirler arasında Yatırım Teşvik Mevzuatı’nın günün ihtiyaçlarına göre elden geçirilmesi de var. Dünyanın en büyük makine pazarlarından biriyiz ve petrol alır gibi makine ithal etmeyi sürdüremeyiz. Türkiye’ye makine satmak isteyenler gelsin burada imalat yapsınlar istiyoruz. Ama ithalatta bu kadar açık veren bir sektörün yatırım çekmesi mümkün olamıyor” diyerek sözlerini noktaladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ