Makine Haber

İş dünyasının kuralları dijital dönüşümle yazılıyor

Dijital çağ ile birlikte yeniden yazılan iş hayatının kuralları her geçen gün değişiklik gösteriyor. Dijital dönüşümünü tamamlamayı hedefleyen şirketlerin; dijital ekonomiye uygun insan kaynağı dönüşümü, siber güvenlik dönüşümü ve bilişim alt yapısı dönüşümünde harekete geçmeleri gerekiyor.

İş dünyasının kuralları dijital dönüşümle yazılıyor

Alp BAĞRIAÇIK
GlassHouse Genel Müdürü

Hayatın her alanına baş döndürücü bir hızla etki eden dijital dönüşüm, tüm sektörlerdeki iş yapış şekillerinde değişikliklere neden oluyor. Kalite, verimlilik ve kârlılık gibi pek çok avantaj sağlayan dijital dönüşümü iş süreçlerine adapte etmek için ise dikkat edilmesi gereken önemli noktalar bulunuyor.
Dijital dönüşümde başarılı olmak isteyen şirketlerin üç ana dönüşümü gerçekleştirmeleri gerekiyor. Bunlar; dijital ekonomiye uygun insan kaynağı dönüşümü, siber güvenlik dönüşümü ve bilişim alt yapısı dönüşümü olarak sıralanabilir.

BT alanında insan kaynağı açığı var
Bilişim teknolojileri (BT) alanında insan kaynağı açığı var. BT yöneticileri, organizasyonlarında özellikle bulut becerilerinin kısıtlı olduğunu, yapay zeka veya machine learning becerisi olan çalışan istihdam etmekte zorlandıklarını belirtiyorlar. Dolayısıyla, insan kaynağındaki dönüşüm, dijital dönüşümün olmazsa olmaz parçalarından birini oluşturuyor. McKinsey’in raporuna göre, öngörülen yetenek dönüşümü gerçekleştiği takdirde, 2030 yılında Türkiye’deki en büyük yetkinlik değişiminin yüzde 63 ile teknoloji yetkinliklerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu da çok net ortaya koyuyor ki; yeni istihdamlarında dijital yetkinlikleri önemseyen ve mevcut çalışanlarının yetkinliklerini geliştiren şirketler başarıya bir adım daha yaklaşacaklar.

Siber saldırılara karşı önlem almayan şirketler her an risk altındalar
Siber saldırıların hızla arttığı günümüzde, bu konuda önlem almayan şirketler her an risk altındalar. Teknolojideki gelişmeler siber saldırıları artırırken; aynı zamanda bu saldırıların çeşitlenmesine neden oluyor. Dolayısıyla, siber saldırılardaki riski azaltmanın yolu teknoloji ve dönüşüme yatırım yapmaktan geçiyor. 2004 yılında 3,5 milyar dolar olan küresel siber güvenlik piyasasının değerinin Gartner’ın araştırmasına göre 2022’de 170 milyar doların üzerine çıkacak olması da, bu doğrultuda aksiyon alındığını gösteriyor. Çünkü aksi durum; yani siber güvenliğe yatırım yapılmaması ciddi maliyetlere yol açan veri kayıplarının yanı sıra, dijital dönüşüm sürecini sekteye uğratıyor ve şirketlerin prestijini ciddi ölçüde zedeliyor. BT departmanı olan şirketler saldırılara karşı bir nebze olsun daha güvendeler; ancak tüm felaket senaryolarını hazırlamaları için dışarıdan danışmanlık almalarını, sistemlerini güncel tutmalarını ve siber güvenlik eğitimleri düzenlemelerini öneriyoruz. Özellikle sistem arızalarında veya diğer felaket senaryolarında bulut kaynaklarını kullanarak iş sürekliliğini sağlayan Disaster Recovery as a Service (DRaaS) ile riski ve aksaklığı en aza indirebilirler.

Geleneksel veri merkezleri işlevselliğini yitiriyor
Dijital dönüşümün üçüncü ana maddesi ise bilişim alt yapısı dönüşümü. Günümüzde verilerin hızla biçimde büyümesi nedeniyle geleneksel veri merkezleri işlevselliğini yitiriyor. Geleneksel veri merkezleri, kapasitenin yetersiz kalması ve operasyonel iş yükü nedeniyle süreçlerin yavaşlamasına neden oluyor. Günümüzün dijital ortamında en ideal BT çözümünü, şirketlerin kendilerine ait özel bulut (Private Cloud) sistemleri ile genel bulut (Public Cloud) sistemlerinin karmasından oluşan hibrit bulut sağlıyor. Hibrit bulut ile iş birimlerine daha çevik bir şekilde destek olan ve güvenlik sorunlarını azaltan şirketler, aynı zamanda maliyetlerini de düşürebiliyorlar. Geleneksel veri merkezinden buluta geçen büyük işletmelerin yüzde 15, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ise yüzde 36 civarında tasarruf sağladığı tahmin ediliyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ