Makine Haber

Dijitalleşme ‘araç’, dijital dönüşüm ‘amaç’ olmalı

Verimlilik, kalite, zaman ve maliyet tasarrufu gibi birçok avantaj sunan dijital dönüşüm, toplumları ve üretimi geleceğe taşırken; aynı anda sürekli değişen kullanıcı alışkanlıklarının belirlenmesini sağlıyor ve kişisel üretime dâhi fırsat tanıyor.

Dijitalleşme ‘araç’, dijital dönüşüm ‘amaç’ olmalı

Ediz EREN
Rockwell Automation Türkiye Ülke Direktörü

Sektör fark etmeksizin dillerimize pelesenk olan ‘dijitalleşme’ ve ‘dijital dönüşüm’ terimlerini çoğu zaman birbiri yerine kullanabiliyoruz. Ancak bu iki terim arasında, süreç ve süreç yönetimi arasında olduğu gibi önemli farklar bulunuyor. Dijitalleşmenin ve dijital dönüşümün farkları fazla olduğu gibi, faydaları da oldukça fazla. Verimlilik, kalite, zaman ve maliyet tasarrufu gibi birçok avantaj sunan dijital dönüşüm, toplumları ve üretimi geleceğe taşırken; aynı anda sürekli değişen kullanıcı alışkanlıklarının belirlenmesini sağlıyor ve kişisel üretime dâhi fırsat tanıyor.
Dijitalleşme, mevcut sistemlerin dijital teknolojilerle buluşması, bir sisteme ait verilerin saklanabilir ve izlenebilir hale gelmesiyken; dijital dönüşüm elde edilen veriler ışığında iş süreçlerinin hem iyileştirilmesi, hem de tamamen ya da kısmen dönüştürülmesidir. Dijitalleşme; en basit anlamıyla herhangi bir verinin teknoloji vasıtasıyla dijital formata dönüştürülmesi demektir.
Dijitalleşme, siber dünyadaki güvenlik alt yapısı da sağlanacak şekilde bir üretim hattındaki çeşitli verilerin endüstriyel bir server içerisine alınabilmesi dersek; dijital dönüşüm bu veriler ışığında üretim reçetelerinin otomatik olarak optimize edilmesi, üretilen ürün tiplerini revize etme kararlarının alınması, hat arızalarının erken tespitiyle ekipman etkinlik oranının (OEE) artırılması ve hatta bir önceki ve sonraki proses birimleriyle iletişim kurarak, gerekli hazırlıkların yapılması şeklinde örneklenebilir. Bir banka için dijitalleşme, müşteri davranışlarına ait verilerin tespit edilerek saklanması iken; dijital dönüşüm, bu veriler ışığında müşterilere daha iyi hizmet sunabilmek ve hatta ATM’ye dâhi gitmeden nakit paraya ulaşmalarını sağlayabilmektir. Bir araç kiralama şirketi için dijitalleşme, lokasyon takibi ya da müşteri sürüş tarzı verilerini saklayabilmek; dijital dönüşüm ise, bu verilerden oluşan bir algoritma ile belirlenen kişiye özel bir kiralama fiyatı sunabilmektir.

Kârlılık, verim ve kalite artışı sağlıyor
Üretimden finansa, sağlıktan tarıma kadar hayatımıza her alanda ve her an dokunan dijital dönüşüm; üretici ve sektörlere kârlılık, verim artışı, insan kaynağı, kalite ve maliyet gibi birçok avantajı aynı anda sağlıyor. Nasıl diye soracak olursak; dijital dönüşüm ile üretim hattına giren hammaddenin verilerinden itibaren bir bilgi akışı başlıyor, hatta dijital ağına tedarikçilerini de dâhil eden firmalar için bu akış hammadde üreticilerinden gelen üretim verileri ile başlıyor. Yani fiziksel dünyada, hammadde örneğin bir tır ile depomuza ulaşırken; buna paralel olarak siber dünyada da bu hammaddeye ait proses verileri bize ulaşıyor. Bu sayede; nem oranından hammaddenin üretim hattında kalacağı süreye ve alınan hammadde ile ne kadarlık bir üretim yapılabileceği gibi tüm bilgiler dijitalleşme ile takip edilen bir süreç haline geliyor. Dijital dönüşümle insan duyguları ve öngörülerinden uzak, tümüyle sayıların ve verinin merkezde olduğu bir sistem geliştiriliyor.

Dijitalleşme işimizi kolaylaştırırken; dijital dönüşüm bizi ve üretimi geleceğe hazırlıyor
Dijitalleşme, çeşitli geçmiş ve gerçek zamanlı üretim verilerine her an ulaşmamıza imkân tanıyarak işlerimizi kolaylaştırırken; dijital dönüşümünün etkileri her anlamda daha fazla. Dijital dönüşüm, sayılar ve verilerin desteğiyle ortaya çıkan yapay zeka algoritmalarıyla üretimin çeşitli süreçlerinin tek başına devam etmesini sağlayabiliyor. Pazar verilerinin sürekli analiz edilerek, üretim planlarının ve çeşitlerinin belirlenmesine dâhi etki edecek geniş bir alanda etkileri olabiliyor. Günümüz üretiminde ‘çeşitlilik’ ve ‘kişiselleştirme’ gibi kriterlerin de uygulanabilirliğini destekleyen dönüşüm, üretimi ve üretim süreçlerini ve tabi bizleri geleceğe hazırlıyor.

Karanlık fabrikalar çok uzakta değil
Dijital dönüşümün temelini oluşturan dijitalleşme ile birlikte, üretimde insan zekası, duyguları ve hataları giderek ortadan kalkıyor. Operatörlerin tecrübelerinin yansımaları olan geçmiş üretim verilerinin analiziyle, insanlar yerine makinelerin ve bilgisayarların kontrolü ele alması bugünün teknolojisiyle mümkün. Bu da, üretimin ve hizmetin yeni temelini yavaş yavaş oluşturuyor. Bu resim de bizi, çok uzak olmayan bir gelecekte insanların olmadığı akıllı ve karanlık fabrikaların beklediğini gösteriyor. Geçmişte imkânsız gibi gözükse de, bugün birçoğumuz şubesi ve çalışanı olmayan bankalardan hizmet alıyor, dijital botlardan işlemlerimizi yapmasını istiyoruz. Bu değişimin altında yine dijital dönüşüm var. Gelecekte de; yine çalışanı olmayan, robotların üretim yaptığı fabrikaların ürünlerini kullanmaya başlayacağız. Sürekli öğrenen makineler ve verilerin uyumuyla kurulacak karanlık fabrikalar, üretim kapasitesinden pazar beklentisine kadar her veriyi okuyarak ve değerlendirerek ihtiyaçlarımızı karşılayacak.

Dönüşüm uçtan uca ele alınmalı
Dijital dönüşüm teknolojiyle elde edilen bir süreç yönetimidir. Bu sürecin içerisinde, insan kaynaklarından bilgi güvenliğine, yazılım seçimlerinden eğitime kadar birçok temel element bulunmaktadır. Başarılı ve gerçek anlamda bir dijital dönüşüm için tüm süreçlere bir bütün gözüyle bakılmalı ve dönüşüm uçtan uca ele alınmalı. Aksi halde, gerçek verimliliği sağlayamayan ve her an risklere açık bir projeyle baş başa kalabilirsiniz.

Dijital dönüşümün hızını son kullanıcı belirliyor
Dijital dönüşümde her ne kadar işletmeler kendi inisiyatifinde karar alıyor gibi gözükse de, aslında dijital dönüşümün kaderini müşteriler ya da son kullanıcılar belirliyor. Günümüz modern insanları, hayatının büyük bir kısmında teknolojiyi merkeze alıyor ve kullanıyorlar. Zamanın son derece değerli olduğu bugünlerde, kimse faturalarını ödemek için saatlerini kuyrukta kaybetmek istemiyor. Bu da, hizmet sağlayıcılarını zorunlu olarak dijital dönüşüme zorluyor. Aynı şekilde, üretimde sıradan ve tekdüzelikten sıkılan kullanıcılar kendisini özel hissettirecek ürünlere yöneliyorlar. Az ama çok fazla çeşit üretim yine dijital dönüşümle mümkün oluyor. Bugün renk ya da tasarımla fark yaratmaya çalışan üretim şekli, gelecekte yine değişecek olan kullanıcı istekleri ve alışkanlıklarıyla şekil bulacak. Bu durum, dijital dönüşüme ilk hareketi verenin teknoloji olduğunu; ama dönüşümün kaderi ve gideceği noktayı belirleyenin son kullanıcı olduğu savımızı doğruluyor. Müşterilerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek adına yeni ürünler ortaya çıkarabilme ya da süreçlerinde dijital dönüşüm ile iyileştirmeler yapmak ise tamamen işletmelerin kendi yaratıcılıkları ile mümkün.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ