Makine Haber

Covid-19’un ardından iş dünyasında radikal değişimler yaşanabilir

Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker ve İnsan Kaynakları uzmanı İdil Türkmenoğlu, iş hayatını dönüşümün eşiğine getiren Covid-19 salgını sonrasında yaşanması beklenen değişimleri değerlendirdi.

Covid-19’un ardından iş dünyasında radikal değişimler yaşanabilir

Covid-19 salgını yaşamı radikal biçimde değiştirdiği gibi, iş hayatını da dönüşüm eşiğine getirdi. Araştırmalara göre, beyaz yakalı çalışanların yaklaşık yüzde 50’si uzaktan çalışmanın kalıcı olmasını istiyor. Uzaktan çalışmanın kalıcı olması halinde; iş süreçleri, çalışan yönetimi, çalışan performansı ve ücretlendirme gibi kavramlarda ne gibi değişimler olacağını Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker ve İnsan Kaynakları uzmanı İdil Türkmenoğlu yorumladı.

Toker: “Tüm dünyada büyük bir değişime yol açtı”


Covid-19 salgınının çok kısa bir süre içinde tüm dünyada büyük bir değişime yol açtığını vurgulayan Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker, tüm dünyada ekonomilerin küçüldüğünü ve maliyetlerin düşürülmesi yönünde ‘Re-invention of Business’ (İşin Yeniden Keşfi) kavramının öne çıktığını belirtti. Salgın sonrası bazı sektörlerde işten çıkarmalar yaşanacağını kaydeden Toker, “Bazı kurumlarda ise, işten çıkarma yerine çalışan profili yeniden tanımlanarak, ‘freelance’ veya ‘esnek zamanlı’ çalışma sistemi gündeme gelecek” dedi.
Uzaktan çalışma sisteminin kalıcı olabilmesi için belli yönetimsel yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini kaydeden Toker, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “İnsan Kaynakları uzmanları ve iş tasarımcılarına önemli görevler düşecek. Bu süreçte, uzaktan çalışanların performanslarının nasıl ölçüleceği önemli. Eğer siz iş tanımını iyi yaparsanız; iş süreçlerini ve çıktılarını ölçebilirsiniz. İş performansı; işin doğru yapılıp yapılmadığını ölçmektir. İş tarifi, iş süreçlerinin girdi ve çıktıları, operasyonel süreçlerde dijitalleşme bu dönem kritik önem kazanan konular. Ayrıca ücretlendirme de öne çıkan bir konu. Uzaktan çalışma ile değişen ve uzayan iş saatlerinde, saat bazlı ücret gibi kavramları da düşünmek durumundayız. Otomasyon, veri analitiği ve yeniden ölçeklendirme gibi kavramlar çok önemli olacak. Kısacası; bu dönemde her kurumun kendine bakıp, iş süreçlerine dair bir tomografi çekmesi şart.”

“İş dünyası bundan sonra daha rasyonel kararlar almak zorunda”
Söz konusu süreçte ayakta kalmak isteyen kurumların; dijitalleşmenin olmazsa olmaz üç unsuru olan otomasyon, veri toplama ve veri analizi yapma kapasitelerine yatırım yapmak zorunda olduğunu vurgulayan Toker, “Bu alanlarda iş yapacak insan kaynağına yatırım yapılması gerekiyor. İş dünyası bundan sonra daha rasyonel kararlar almak zorunda. Dünyada artık dikey değil yatay büyümeye doğru bir eğilim olacağını öngörmek mümkün. İnsanlar büyük oteller yerine; yaz tatillerini yazlık ev, devre mülk veya tekne kiralayarak geçirecekler. Oteller ve havayolu şirketleri daha az müşteriye kapılarını açacak. Ortaya çıkan bu yeni eğilimler ölçek ekonomilerini de değiştirecek. Küçülerek daha akıllıca iş yapmak zorundayız ve bu da; sabit maliyetlerin azaltılmasının yollarını bulmak demek” ifadelerini kullandı.

Türkmenoğlu: “İşyerlerini zihniyet dönüşümü olarak da etkiledi”


Covid-19 salgınının işyerlerini sadece operasyonel ve teknolojik değil, zihniyet dönüşümü olarak da etkilediğini belirten İnsan Kaynakları uzmanı İdil Türkmenoğlu ise, şunları söyledi: “Bu dönemde; uzaktan çalışma, online toplantılar, yeni usul proje yönetimi, salgın öncesi mesai saatlerinin anlamsızlaşması gibi yeniliklerle karşı karşıya kalındı. Bazı kurumlar bu ani değişime uyum sağlarken, bazıları ise zorlandı. Yaşamı prosedürler ve kontroller üzerine kuranlar zorlanırken; çalışanlarına özgürlükçü bir ortam yaratıp, değerler üzerine bir bağlamda iş sonuçlarına odaklanmış şirketler bu sürece hızlı bir şekilde uyum sağladılar.”
Covid-19’dan iş dünyası ve İK yönetimi adına çıkarılacak dersler olduğunu dile getiren Türkmenoğlu, “Tüm organizasyonlar, zamandan ve mekândan bağımsız olarak; ekipleri hedefe koşturmayı ve yönetmeyi değil yönlendirmeyi öğrenmek zorunda. Bu da; değerlerin tanımlanması, etik anlayışının yaygınlaştırılması, iş yapma biçiminin herkese aktarılması ve istenen sonuçların paylaşılıp sadece uygunsuzlukların yönetilmesi ile olacak. Bu, çoktandır değişmek zorunda olan klasik İK sistemlerini bir anda yıkacak” diyerek sözlerini noktaladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ